ABD'nin Arizona eyaletinde 18 aylık bir bebek olan Vincent, 2023 yılında evlerinin bahçesindeki havuzda boğulma tehlikesi geçirdi. Hastaneye kaldırılan Vincent için doktorlar, kalbi hâlâ atmasına rağmen öldüğü yönünde rapor düzenledi. Bebeğin cansız bedeni morga kaldırıldı. Ancak morgda dört saat boyunca nefes almaya devam ettiği ortaya çıktı. Bu skandal ihmal, bebeğin sağlığının geri dönüşü olmayan şekilde bozulmasına yol açtı. Olay, sağlık sistemindeki denetim eksikliğini ve tıbbi prosedürlerdeki ihmalleri gözler önüne serdi.
Havuzda Boğulma Tehlikesi ve Ardından Gelen Felaket
Vincent, ailesiyle birlikte yaşadığı Arizona'daki evlerinin bahçesinde bulunan havuza düştü. Annesi tarafından fark edildiğinde nefes almakta zorlanan bebek, hemen 911'i arayarak yardım istedi. Ambulansla en yakın hastaneye kaldırılan Vincent'a ilk müdahale yapıldı. Hastanede yapılan kontrollerde bebeğin kalbinin çalıştığı ve yaşamsal belirtilerinin olduğu tespit edildi. Ancak nöbetçi doktor, bebeğin beyin fonksiyonlarının durduğunu öne sürerek ölüm raporu imzaladı. Bu karar, bebeğin morga kaldırılmasına neden oldu.
Morgda Dört Saat: Kalbi Atan Bebeğin Fark Edilmesi
Morg görevlileri, rutin kontroller sırasında Vincent'ın göğsünün hareket ettiğini fark etti. Yapılan müdahalede bebeğin kalbinin atmaya devam ettiği ve nefes aldığı belirlendi. Derhal yoğun bakıma alınan Vincent'a oksijen desteği sağlandı. Ancak aradan geçen dört saatlik süre, bebeğin beyin hücrelerinin büyük ölçüde hasar görmesine yol açtı. Doktorlar, geciken müdahale nedeniyle Vincent'ın ciddi nörolojik hasar ve engellilikle yaşamak zorunda kaldığını açıkladı. Ailenin avukatı, hastanenin ihmalini belgeleyerek dava açtı.
Olayın Arka Planı ve Benzer Vakalar
Arizona'daki bu olay, sağlık kurumlarında yaşanan benzer ihmallerin bir halkası olarak değerlendiriliyor. ABD'de her yıl binlerce tıbbi hata rapor ediliyor. Uzmanlar, özellikle acil servislerde ve morglarda çalışan personelin, ölüm raporu imzalama yetkisinin daha sıkı denetlenmesi gerektiğini vurguluyor. Vincent'ın ailesi, yaşadıkları travmanın yanı sıra, oğullarının geleceği için de endişeli. Bebeğin şu anda fiziksel ve zihinsel engelli olarak yaşamını sürdürdüğü, ailenin ise tıbbi ve hukuki süreçle mücadele ettiği bildirildi. Bu tür olayların önlenmesi için sağlık sisteminde reform çağrıları yükseliyor.