Yargıtay, akaryakıt istasyonlarında depoya yanlış yakıt konulması sonucu araçları zarar gören sürücülere yeni bir hak tanıdı. Yüksek mahkeme, bu tür durumlarda yalnızca istasyon işletmecisinin değil, yakıtı tedarik eden ana dağıtıcının da müşteriye karşı sorumlu olduğuna hükmetti. Karar, milyonlarca araç sahibini ilgilendiren önemli bir emsal oluştururken, mağdur sürücülerin tazminat davalarında başvuracağı muhatap sayısını da genişletiyor. Uzmanlar, bu kararla birlikte akaryakıt sektöründe kalite kontrol ve standartların daha sıkı denetlenmesi gerektiğini belirtiyor.
Kararın Ayrıntıları ve Emsal Niteliği
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun geçtiğimiz günlerde verdiği karara konu olay, bir sürücünün aracının deposuna dizel yerine benzin konulması sonucu motorun zarar görmesiyle başladı. Sürücü, uğradığı maddi zararın tazmini için önce istasyon işletmesine dava açtı, ardından sürece ana dağıtıcı şirketi de dahil etti. Mahkeme, ilk derece yargılamasında istasyon işletmesini kusurlu bulurken, ana dağıtıcının sorumluluğunu kabul etmedi. Kararın temyiz incelemesini yapan Yargıtay, dağıtıcının da zincirin halkası olarak görevini gereği gibi yerine getirmediğini, bayilerin eğitimi ve denetiminden sorumlu olduğunu vurgulayarak yerel mahkeme kararını bozdu.
Yargıtay'ın gerekçeli kararında, 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun ilgili maddeleri ile Türk Borçlar Kanunu'nun haksız fiil ve adam çalıştıranın sorumluluğu başlıklı hükümlerine atıfta bulunuldu. Buna göre, ana dağıtıcılar bayileri üzerindeki denetim yetkisini etkin kullanmak zorunda. Karar, sadece yakıtın kalitesi veya cinsiyle ilgili değil; aynı zamanda pompa arızaları, yanlış ürün etiketlemesi veya operasyonel hatalar gibi tüm süreçleri kapsayan geniş bir sorumluluk alanı çiziyor. Bu nedenle, sürücülerin istasyon işletmecisi dava etmeden doğrudan dağıtıcı şirkete dava açabilmesinin önü açılmış oldu.
Hukukçular ve Sektör Temsilcilerinden İlk Tepkiler
Hukukçular, kararı 'tüketici lehine devrim niteliğinde' olarak değerlendiriyor. Avukat Selin Kaya, "Bu karar, akaryakıt sektöründe zincirin son halkası olan tüketiciyi koruyor. Daha önce sürücüler sadece bayii ile muhatap oluyor, bayi iflas etmişse ya da malları haczedilmişse süreç uzuyordu. Artık sürücüler, dağıtıcı şirketin daha büyük ekonomik gücüne başvurabilir" dedi. Kaya, özellikle franchise sistemiyle çalışan büyük akaryakıt markalarının artık kendi bayilerinin hatalı işlemlerinden doğan zararları karşılamak durumunda kalacağını sözlerine ekledi.
Sektörün önde gelen temsilcilerinden biri olan enerji danışmanı Murat Yılmaz ise, Yargıtay'ın bu içtihadının 'standartları yükselteceğini' belirterek, "Dağıtıcılar artık bayilerine daha sıkı eğitim verecek, pompa bakımını düzenli yaptıracak ve ürün cinsini net şekilde etiketleyecek. Bu da tüketici memnuniyetini artırırken kazaları azaltabilir" değerlendirmesinde bulundu. Ancak Yılmaz, dava sayılarının artabileceğini ve bunun da sigorta maliyetlerine yansıyabileceğini hatırlatarak "Sektörün kendi içindeki risk havuzu önemli" ifadelerini kullandı.
Vatandaşlar Ne Yapmalı?
Haberin ardından birçok sürücü, yaşadığı mağduriyetlerin tazmini için yeni yollar aramaya başladı. Uzmanlar, benzer bir durumla karşılaşan tüketicilere şu önerilerde bulunuyor:
- Yakıt aldıktan sonra mutlaka fişi alın ve istasyonun, dağıtıcı firmanın adını görünürde saklayın.
- Aracınızda anormal bir durum fark ettiğinizde, aracı çalıştırmayı bırakın ve çekici ile yetkili servise götürün.
- Yakıt örneğini ve fişi muhafaza edin; varsa kamera kaydı gibi delilleri saklayın.
- Olayı tutanakla tespit ettirin, tüketici hakem heyetine veya doğrudan mahkemeye başvurabilirsiniz. Hakem heyeti, değeri belirli bir tutarın altındaki uyuşmazlıklarda daha hızlı sonuç veriyor.
Yargıtay'ın bu kararı, 2019 yılında Resmi Gazete'de yayımlanan ve pompalarda yakıt etiketlerinin standartlaştırılmasını öngören düzenlemelerle birlikte düşünülünce, otomotiv ve enerji sektöründe root cause analizlerinin önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Türkiye Esnaf ve Sanatkarları Konfederasyonu (TESK) da yaptığı açıklamada, bayilerin üzerindeki yükü hafifletmek için dağıtıcı firmaların teknik altyapı desteği vermesi gerektiğini vurguladı.
Yargıtay'ın bu emsal kararı, tüketicilerin hak arama mücadelesinde önemli bir dönüm noktası olarak kayıtlara geçti. Benzer mağduriyet yaşayanların sayısı her yıl binlerle ifade edilirken, bu kararla birlikte dava süreçlerinin hızlanması ve caydırıcılığın artması bekleniyor. Özellikle büyük şehirlerde yoğunlaşan akaryakıt istasyonlarının, artık sadece kendi işletmelerinin değil, bağlı oldukları küresel markaların da itibarını taşıdığının bilinciyle hareket etmesi gerekiyor.