Üsküdar Belediye Başkanı Sinem Dedetaş, ilçedeki kentsel dönüşüm ve imar tartışmalarına ilişkin yaptığı son açıklamada, şair Yahya Kemal Beyatlı’nın "Üsküdar" şiirine gönderme yaparak, “Yahya Kemal’in ve benim Üsküdar’larımız” ifadesini kullandı. Dedetaş, bu sözlerle hem edebi bir mirasa hem de Üsküdar’da yaşayanların direnişine dikkat çekti. Açıklama, ilçede süregelen yapılaşma ve çevre düzenlemelerine karşı mahalle sakinlerinin gösterdiği tepkilerin ardından geldi.
Üsküdar’da Direniş ve Dayanışma
Sinem Dedetaş, Üsküdar’ın tarihi dokusunu ve yeşil alanlarını korumak adına yürüttükleri çalışmaları anlatırken, “Üsküdar sadece bir ilçe değil, bir kültürdür. Yahya Kemal’in dizelerindeki Üsküdar ile bugünün Üsküdar’ı arasında bir köprü kurmaya çalışıyoruz. Ancak bu köprüyü kurarken, halkın iradesini ve yaşam hakkını savunmak zorundayız.” dedi. Başkan, özellikle son aylarda artan imar baskılarına karşı mahalle forumlarında bir araya gelen Üsküdarlıların gösterdiği direnişi takdir etti.
Üsküdar’da faaliyet gösteren çeşitli sivil toplum kuruluşları ve mahalle dernekleri, kentsel dönüşüm projelerinin şeffaf olmadığını ve halkın görüşünün alınmadığını savunuyor. Dedetaş, bu eleştirileri haklı bularak, belediye olarak katılımcı bir yönetim anlayışını benimsediklerini ve karar süreçlerine vatandaşları dahil etmeye çalıştıklarını belirtti. “Direnen Üsküdarlılar, aslında kentlerine sahip çıkıyor. Onların bu mücadelesi, sadece Üsküdar için değil, tüm İstanbul için önemli.” diye ekledi.
Yahya Kemal’in Üsküdar’ı ve Bugün
Yahya Kemal Beyatlı, “Üsküdar” şiirinde semtin güzelliklerini, denizini, tepelerini ve insanını anlatır. Şairin gözünden Üsküdar, nostaljik bir özlemle betimlenir. Sinem Dedetaş, bu edebi mirası sahiplenerek, “Yahya Kemal’in Üsküdar’ı ile benim Üsküdar’ım aslında aynı: insanı, doğası ve tarihiyle yaşayan bir semt. Ancak bugün bu değerler betonlaşma tehdidi altında.” ifadelerini kullandı. Başkan, göreve geldiklerinden bu yana yeşil alanları artırdıklarını, tarihi yapıları restore ettiklerini ve kültürel etkinliklere ağırlık verdiklerini söyledi.
Üsküdar Belediyesi’nin son dönemde hayata geçirdiği projeler arasında sahil düzenlemesi, yaya yollarının genişletilmesi ve bisiklet yollarının uzatılması yer alıyor. Ancak bazı projeler, özellikle Kuzguncuk ve Salacak gibi tarihi mahallelerde, sakinlerin itirazlarıyla karşılaştı. Dedetaş, bu itirazları dikkate aldıklarını ve projeleri revize ettiklerini belirtti. “Halkın sesi, bizim için yol gösterici. Onların direnişi, aslında demokrasinin bir gereği.” dedi.
Yerel Demokrasi ve Katılım
Sinem Dedetaş’ın açıklamaları, yerel yönetimlerde katılımcı demokrasi tartışmalarını yeniden gündeme getirdi. Üsküdar’da kurulan mahalle meclisleri, vatandaşların karar alma süreçlerine doğrudan katılmasını sağlıyor. Dedetaş, bu meclislerin çalışmalarından övgüyle bahsederek, “Üsküdar’ı Üsküdarlılarla birlikte yönetiyoruz. Onların direnişi, aslında bir talep: daha fazla söz hakkı, daha fazla şeffaflık.” şeklinde konuştu.
Siyaset bilimciler, yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm projelerinde halkı daha fazla dahil etmesi gerektiğini vurguluyor. İstanbul’un diğer ilçelerinde de benzer direnişlerin yaşandığı biliniyor. Dedetaş’ın söylemi, bu bağlamda yerel demokrasinin güçlendirilmesi çağrısı olarak yorumlanıyor. Ancak bazı eleştirmenler, belediyenin icraatlarının yavaşladığını ve bürokratik engellerle karşılaştığını öne sürüyor.
Sonuç ve Değerlendirme
Sinem Dedetaş’ın “Yahya Kemal’in ve benim Üsküdar’larımız” sözü, edebi bir nostaljiden öte, kentsel bir mücadelenin ifadesi. Üsküdar, tarihi ve doğal güzellikleriyle İstanbul’un incisi olarak anılıyor. Ancak bu güzelliklerin korunması, ancak yerel halkın aktif katılımı ve direnişiyle mümkün görünüyor. Dedetaş’ın liderliğinde belediye, bir yandan projeleri sürdürürken diğer yandan halkın tepkilerini yönetmeye çalışıyor. Önümüzdeki dönemde, Üsküdar’da yaşanan bu gerilimin nasıl bir seyir izleyeceği, yerel siyasetin geleceği açısından belirleyici olacak.
Bağımsız gözlemciler, Üsküdar’daki direnişin sadece bir mahalle hareketi olmadığını, aynı zamanda kentsel haklar ve demokrasi mücadelesinin bir parçası olduğunu belirtiyor. Yahya Kemal’in dizeleri, bugün hala Üsküdar’ın ruhunu yansıtıyor; ancak bu ruhun yaşatılması, bugünün Üsküdarlılarının kararlılığına bağlı.