Yabancı yatırımcılar, 22 Mayıs haftasında Türkiye'de 293 milyon dolarlık net hisse senedi satışı gerçekleştirdi. Merkez Bankası verilerine göre, 19-22 Mayıs döneminde yabancılar Borsa İstanbul'da satış ağırlıklı işlem yaparken, aynı dönemde 2,8 milyar dolarlık tahvil ve bono alımı yaptı. Bu hareketlilik, küresel risk iştahındaki dalgalanmalar ve Türkiye'nin ekonomik göstergelerine ilişkin belirsizliklerle ilişkilendiriliyor.
Hisse senedi çıkışı ve tahvil girişi
22 Mayıs haftasında yabancıların hisse senedi satışı, 2024 yılı Mayıs ayı için en yüksek haftalık çıkış olarak kaydedildi. Öte yandan tahvil tarafında 2,8 milyar dolarlık net alım, yabancıların sabit getirili varlıklara olan ilgisini gösteriyor. Bu durum, faiz oranlarındaki seyir ve enflasyon beklentileriyle yakından bağlantılı. Uzmanlar, satışların yabancı fonların portföy yeniden dengelenmesi ve kısa vadeli kar realizasyonundan kaynaklandığını belirtiyor.
Borsa İstanbul'da yabancı payı geriledi
Yabancı yatırımcıların Borsa İstanbul'da sahip olduğu toplam hisse senedi stoku, 22 Mayıs itibarıyla 28,5 milyar dolara düştü. Yabancıların toplam payı ise yüzde 36,2'ye gerileyerek son iki ayın en düşük seviyesini gördü. Bankacılık hisselerindeki satışlar öne çıkarken, holding ve teknoloji hisselerinde de sınırlı çıkış yaşandı.
Ekonomik göstergeler ve küresel faktörler
Yabancı çıkışında, Mayıs ayı enflasyon verileri öncesi piyasalardaki tedirginlik etkili oldu. Yurtiçinde TÜFE'nin yıllık yüzde 70'in üzerinde seyretmesi, Merkez Bankası'nın faiz patikasına ilişkin belirsizliği artırıyor. Küresel tarafta ise ABD Merkez Bankası'nın faiz indirimine geç başlayacağı beklentisi, gelişmekte olan piyasalardan çıkışları hızlandırıyor. Türkiye'nin kredi risk primindeki (CDS) oynaklık da yabancı yatırımcıların risk algısını etkiliyor.
Değerlendirme
Yabancı yatırımcıların hisse senedi satışları, kısa vadeli bir dalgalanma olarak görülse de, Türkiye'nin yapısal reform ihtiyacını tekrar gündeme getiriyor. Enflasyonla mücadele ve kur istikrarı sağlanmadığı sürece, kalıcı yabancı sermaye girişinin zor olduğu bir dönemden geçiliyor. Önümüzdeki haftalarda yurtiçi veri akışı ve küresel gelişmeler, piyasaların yönünü belirleyecek.