İstanbul merkezli düzenlenen kapsamlı bir operasyonda, yediemin otoparklarındaki hacizli araçları üç farklı yöntemle parçalayıp satarak yaklaşık 1,5 milyar lira haksız kazanç elde eden bir suç örgütü çökertildi. Operasyonda 32 şüpheli gözaltına alınırken, olayın boyutları ve yöntemleri kamuoyunda büyük yankı uyandırdı. Suç örgütünün, otopark görevlileriyle işbirliği yaparak araçları yedek parça olarak sattığı, sahte belgelerle başka kişilere devrettiği ve hatta bazı araçları hurda olarak ihraç ettiği belirlendi.
Suç ağının işleyişi ve operasyonun perde arkası
İstanbul Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri, aylar süren teknik ve fiziki takibin ardından suç örgütünün tüm üyelerine ulaştı. Yapılan değerlendirmelerde, çetenin 2022 yılından bu yana faaliyet gösterdiği ve özellikle Büyükçekmece, Esenyurt, Avcılar ve Silivri'deki yediemin otoparklarını hedef aldığı tespit edildi. Örgüt üyelerinin, otoparklardaki güvenlik kameralarını devre dışı bırakarak veya kayıtları silerek izlerini gizledikleri, araçları gece saatlerinde parçalayıp parçalarını farklı illerdeki galerilere ve oto tamircilere sattıkları ortaya çıktı.
Operasyon kapsamında İstanbul'un yanı sıra Kocaeli, Sakarya, Kırklareli, Edirne, Tekirdağ, Bursa ve Balıkesir'de eş zamanlı baskınlar düzenlendi. Polis ekipleri, şüphelilerin adreslerinde yaptıkları aramalarda çok sayıda çalıntı araç parçası, plaka, ruhsat ve sahte belge ele geçirdi. Ayrıca, suçtan elde edildiği değerlendirilen 10 milyon lira nakit para, 5 adet lüks araç ve 3 adet tabanca bulundu.
Kullanılan yöntemler ve hukuki boyut
Suç örgütünün kullandığı üç ana yöntem dikkat çekiyor. İlk yöntemde, hacizli araçların kimlik bilgileri değiştirilerek piyasaya sürüldüğü belirlendi. İkinci yöntemde, araçlar yedek parça olarak satılmak üzere parçalara ayrıldı ve otomobil parçacılarına uygun fiyatlarla satıldı. Üçüncü ve en dikkat çekici yöntem ise araçların tamamen hurda olarak yurt dışına gönderilmesiydi. Bu yöntemde, araçların motor numaraları kazınarak veya değiştirilerek yeniden tescil edilmeye çalışıldı. Uzmanlar, bu tür suçların ülke ekonomisine ciddi zarar verdiğini ve yediemin otoparklarının denetimindeki zafiyetlerin giderilmesi gerektiğini vurguluyor.
Adliyeye sevk edilen 32 şüpheliden 18'i tutuklanırken, 14'ü adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Soruşturma devam ediyor ve yeni gözaltıların olabileceği belirtiliyor.
Mağdurların durumu ve önlemler
Olayın ortaya çıkmasıyla birlikte, araçları hacizli olan mağdurlar da endişeye kapıldı. Hacizli araçların yediemin otoparklarında muhafaza edilmesi gerektiğini hatırlatan hukukçular, otopark işletmecilerinin ve görevlilerinin de sorumluluğu olduğunu belirtiyor. Mağdurların, araçlarının satılması durumunda tazminat davası açma hakları bulunuyor. Yetkililer, benzer olayların yaşanmaması için yediemin otoparklarının kamera sistemlerinin güçlendirilmesi, düzenli denetimler yapılması ve araç giriş-çıkışlarının dijital olarak kayıt altına alınması gerektiğini ifade ediyor.
Bu operasyon, yediemin otoparklarındaki güvenlik açıklarını bir kez daha gündeme taşıdı. Türkiye genelinde on binlerce hacizli araç bulunuyor ve bu araçların fiziki güvenliğinin yanı sıra hukuki takibinin de titizlikle yapılması gerekiyor. Yetkililer, vatandaşların benzer bir durumla karşılaşmamaları için araçlarının yediemin otoparkına çekilmesi durumunda süreci yakından takip etmelerini öneriyor.
Son olarak, bu tür organize suçların önlenmesi için yasal düzenlemelerin yanı sıra teknolojik altyapının da güçlendirilmesi şart. Özellikle plaka tanıma sistemleri, blokzincir tabanlı kayıt yöntemleri ve yapay zeka destekli denetim mekanizmaları, benzer suçların önüne geçmede etkili olabilir. Toplumsal bir sorun haline gelen hacizli araçların akıbeti, sadece bireysel mağduriyet değil, aynı zamanda adalet sisteminin işleyişine dair de önemli bir sınav niteliği taşıyor.