Yaz aylarının gelmesiyle birlikte artan kene vakaları, sağlık uzmanlarını harekete geçirdi. Enfeksiyon Hastalıkları Uzmanı Dr. Teoman Kaynar, kene tutunması durumunda paniğe kapılmadan doğru yöntemlerle müdahale edilmesi gerektiğini belirterek, yanlış uygulamaların Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) riskini önemli ölçüde artırdığı konusunda uyardı. Özellikle kırsal alanlarda ve tarım bölgelerinde yaşayan vatandaşların dikkatli olması gerektiğini ifade eden Kaynar, keneye müdahalede yapılan en yaygın hataları sıraladı.
Kene tutunmasında yapılmaması gerekenler
Dr. Kaynar, keneye yapıştığında asla yapılmaması gereken ilk şeyin kenenin üzerine sigara basmak, kolonya dökmek, çamaşır suyu sürmek gibi halk arasında yaygın olan yöntemler olduğunu söyledi. Bu tür uygulamaların kenenin kusmasına ve vücuttaki virüsün kan dolaşımına daha hızlı geçmesine neden olduğunu anlatan Kaynar, "Kene asla ezilmemeli, üzerine kimyasal madde sıkılmamalı veya ateşle temas ettirilmemelidir. Bu yöntemler kenenin salyasında bulunan KKKA virüsünün vücuda yayılma riskini katbekat artırır" dedi. Ayrıca kenenin elle tutulup çekilmemesi gerektiğini de vurgulayan Kaynar, çıplak elle müdahalenin de enfeksiyon riskine yol açtığını belirtti.
Doğru müdahale yöntemi nedir?
Kene tutunması durumunda yapılması gereken doğru müdahaleyi anlatan Kaynar, "Öncelikle sakin olunmalı ve kene, bir cımbız veya kene çıkarma kartı yardımıyla deriye mümkün olduğunca yakın bir yerden tutulup, dik bir şekilde yavaşça çekilerek çıkarılmalıdır. Çıkarma işlemi sırasında kenenin gövdesine baskı uygulanmamalı, kopmamasına dikkat edilmelidir" diye konuştu. Kenenin çıkarılmasının ardından bölgenin alkollü bir pamukla temizlenmesi gerektiğini ifade eden Kaynar, en kısa sürede bir sağlık kuruluşuna başvurulmasının önemini vurguladı.
KKKA belirtileri ve risk grupları
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi'nin belirtilerine de değinen Kaynar, ateş, halsizlik, baş ağrısı, kas ağrıları, bulantı ve kusma gibi semptomların görülebileceğini belirtti. KKKA virüsünün özellikle kene tutunması sonrası ilk 1-3 gün içinde kendini gösterdiğini anlatan Kaynar, ileri evrelerde burun kanaması, diş eti kanaması gibi kanama eğilimlerinin ortaya çıkabileceğini söyledi. Hastalığın mortalite oranının yüzde 5-30 arasında değiştiğini belirten Kaynar, özellikle çiftçiler, hayvancılıkla uğraşanlar, kırsal alanda yaşayanlar ve bağışıklık sistemi zayıf olan kişilerin risk grubunda olduğunu actıkladı.
Korunma yolları
Uzm. Dr. Kaynar, kene tutunmasına karşı alınabilecek önlemleri de sıraladı: "Piknik veya doğa yürüyüşü gibi açık alan aktivitelerinde paçaları çorap içine sokmak, açık renkli giysiler tercih etmek, vücuda böcek kovucu spreyler sıkmak ve dönüşte tüm vücudu kene açısından kontrol etmek. Ayrıca hayvanların kene kontrolü düzenli olarak yapılmalı, ahır ve barınaklar ilaçlanmalıdır." Kaynar, bu basit önlemlerin KKKA riskini önemli ölçüde azaltacağını ifade etti.
Hükümetten tarımsal destek çağrısı
Sağlık Bakanlığı ve Tarım ve Orman Bakanlığı'nın kene ile mücadele kapsamında ortak projeler yürüttüğü biliniyor. Uzmanlar, özellikle kırsal kesimdeki vatandaşların bilinçlendirilmesi için daha fazla kamu spotu ve eğitim çalışması yapılması gerektiğini dile getiriyor. Kene vakalarının artışında iklim değişikliği ve tarımsal ilaçlama yetersizliği gibi faktörlerin de etkili olduğu belirtiliyor. Bu kapsamda, önümüzdeki günlerde Tarım ve Orman Bakanlığı'nın yeni bir eylem planı açıklaması bekleniyor.
Uzmanlar, kene ısırması sonrası herhangi bir belirti olmasa bile mutlaka sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini hatırlatıyor. Erken teşhis ve tedavinin hayat kurtardığını vurgulayan Kaynar, "Unutmayın, kene ile karşılaştığınızda panik yapmayın, doğru müdahaleyi yapın ve en kısa sürede bir doktora görünün" çağrısında bulundu.