Kadıköy’de lüks otomobil alım-satımı yapan bir galeriyle ilgili 141 milyon liralık dolandırıcılık davasının ilk duruşması İstanbul Anadolu Adliyesi’nde görüldü. Duruşmada sanık Ümit Çolak, galerinin kurşunlanarak tehdit edildiklerini öne sürerken, şikayetçi Cevher Torun 45 milyon lira değerindeki Bentley marka aracın noter satışını alamadığını belirtti. Mahkeme heyeti, tek tutuklu sanığın tahliyesine karar vererek duruşmayı erteledi.
Dolandırıcılık iddiaları ve sanığın savunması
Olay, lüks otomobil galerisi işletmecisi Ümit Çolak ile müşteri Cevher Torun arasındaki anlaşmazlıkla başladı. İddiaya göre 2022 yılında Torun, galeriye 45 milyon lira ödeyerek bir Bentley satın aldı. Ancak aracın noter satışı bir türlü yapılmadı. Bunun üzerine Torun, şikayette bulundu. Savcılık soruşturması kapsamında mağdur sayısının 10’u geçtiği ve toplam zararın 141 milyon lirayı bulduğu belirlendi. Duruşmada savunma yapan sanık Ümit Çolak, “Galemi kurşunladılar, tehdit aldık. Ben dolandırıcı değilim, ticari bir anlaşmazlık var” dedi. Çolak, ayrıca bazı araçların satışının yapılamamasının nedeninin noter sistemindeki sorunlar olduğunu iddia etti.
Müştekinin ifadesi ve tahliye kararı
Müşteki Cevher Torun ise ifadesinde, “45 milyon lira verdim, aracın noter satışını alamadım. Galeri sahibi beni oyaladı. Başka mağdurlar da olduğunu duydum” diye konuştu. Duruşmada tanık olarak dinlenen diğer mağdurlar da benzer şikayetler dile getirdi. Mahkeme heyeti, tutuklu kalan sanık Ümit Çolak’ın yurt dışına çıkış yasağı ve adli kontrol şartıyla tahliyesine karar verdi. Bir sonraki duruşma tarihi ileri bir tarihe ertelendi.
Bağlam ve değerlendirme
Bu dava, lüks otomobil ticaretinde yaşanan güven sorununu bir kez daha gündeme getirdi. Özellikle yüksek meblağlı araç alımlarında noter işlemlerinin tamamlanmaması, taraflar arasında ciddi anlaşmazlıklara yol açabiliyor. Hukukçular, bu tür durumlarda alıcıların ödeme öncesi aracın noter satışını gerçekleştirmesi gerektiğine dikkat çekiyor. Galericilik sektöründe yaşanan benzer olaylar, sektör temsilcilerini daha sıkı tedbirler almaya itiyor. Dava süreci, mağdurların hak arayışının ve yargının ticari uyuşmazlıkları çözme kabiliyetinin bir sınavı olarak izleniyor.