Mayıs ayında Üretici Fiyat Endeksi (ÜFE) ile Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE) arasındaki makas 3,7 puan olarak gerçekleşti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ÜFE'deki artış hızı TÜFE'ye kıyasla daha yüksek seyretti. Bu durum, üreticilerin maliyet baskılarının henüz tüketici fiyatlarına tam olarak yansımadığını gösteriyor.
Mayıs ayı enflasyon verileri
TÜİK tarafından açıklanan verilere göre, Mayıs ayında TÜFE aylık bazda yüzde 0,65 artarken, yıllık bazda yüzde 11,72 olarak kaydedildi. ÜFE ise aylık yüzde 1,96, yıllık yüzde 15,42 artış gösterdi. Böylece iki endeks arasındaki fark 3,7 puan oldu. Yıllık ÜFE-TÜFE makası Nisan ayında 1,8 puan, Mart ayında ise 0,4 puan seviyesindeydi.
Makasın açılmasının nedenleri
Uzmanlara göre, ÜFE-TÜFE makasındaki genişleme, enerji ve hammadde fiyatlarındaki artıştan kaynaklanıyor. Küresel emtia fiyatlarındaki yükseliş, döviz kuru hareketleri ve jeopolitik riskler üretici maliyetlerini artırırken, iç talebin sınırlı kalması nedeniyle bu artışlar tüketici fiyatlarına kısmen yansıtılabiliyor. Ayrıca, vergi indirimleri ve sübvansiyonlar da geçici olarak TÜFE'yi aşağıda tutan faktörler arasında.
Verilere göre, Mayıs ayında ÜFE'de en yüksek artış yüzde 7,12 ile enerji sektöründe yaşandı. Bunu yüzde 3,72 ile dayanıksız tüketim malları, yüzde 2,84 ile ara malları izledi. TÜFE'de ise en yüksek artış yüzde 1,85 ile ulaştırma, yüzde 1,34 ile ev eşyası ve yüzde 1,01 ile gıda ve alkolsüz içecekler grubunda görüldü.
Enflasyon beklentileri ve politika çıkarımları
Merkez Bankası'nın yıl sonu enflasyon tahmini yüzde 12,1 seviyesinde bulunuyorken, yıllık TÜFE'nin yüzde 11,72'ye gerilemesi bu hedefe yaklaşıldığını gösteriyor. Ancak ÜFE'deki yüksek seyir, gelecek aylarda TÜFE üzerinde yukarı yönlü risk oluşturuyor. Özellikle enerji ve gıda fiyatlarındaki oynaklık, enflasyon görünümüne dair belirsizlikleri artırıyor.
Ekonomistler, makasın kapanması için üretici maliyetlerini düşürecek yapısal reformlara ihtiyaç olduğunu belirtiyor. Ayrıca, para politikasının sıkı duruşunun korunması ve maliye politikasının enflasyonla mücadeleyi desteklemesi gerektiği ifade ediliyor.
Sektör bazında değerlendirme yapıldığında, imalat sanayinde ÜFE artışı yüzde 2,53 olurken, madencilik ve taş ocakçılığında yüzde 4,21, elektrik, gaz, buhar ve iklimlendirme üretiminde yüzde 6,89 olarak gerçekleşti. TÜFE'de ise sağlık grubunda yüzde 0,95, eğitim grubunda yüzde 0,76, haberleşme grubunda yüzde 0,27 artış kaydedildi.