Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA) Başkanı Rafael Mariano Grossi, nükleer santrallerin hiçbir koşulda saldırıya uğramaması gerektiğini belirterek uluslararası topluma önemli bir çağrıda bulundu. Viyana’da düzenlenen bir konferansta konuşan Grossi, savaş bölgelerinde bulunan nükleer tesislerin korunmasının hayati önem taşıdığını vurguladı. Özellikle Ukrayna’daki Zaporijya Nükleer Santrali’ne yönelik son dönemde artan saldırılar endişe yaratırken, Grossi’nin açıklamaları uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Grossi, “Nükleer tesisler, savaşın kaçınılmaz sonuçlarından biri haline gelmemelidir. Bu tesislerin hasar görmesi, sadece o bölge için değil, tüm insanlık için felaket anlamına gelir. Radyoaktif sızıntı, onlarca yıl boyunca çevre ve insan sağlığını tehdit eder” ifadelerini kullandı. UAEA Başkanı, tarafları nükleer emniyet ilkelerine uymaya ve bu tesisleri askeri hedef olarak kullanmamaya çağırdı.
Zaporijya Santralindeki Gerginlik Sürüyor
Ukrayna’nın güneydoğusundaki Zaporijya Nükleer Santrali, Rusya’nın Şubat 2022’de başlattığı savaştan bu yana birçok kez ateş altında kaldı. Santral, savaşın başında Rus güçlerinin kontrolüne geçerken, bölgedeki çatışmalar nedeniyle tesisin elektrik hatları ve güvenlik sistemleri sık sık zarar görüyor. UAEA, santrale düzenli olarak denetçi göndermesine rağmen, tesisin güvenliği konusunda somut bir ilerleme kaydedilemedi. Grossi, “Bu durum sürdürülemez. Nükleer bir kazaya ramak kala her an bir patlama yaşanabilir. Bu riski ortadan kaldırmak için tüm taraflar işbirliği yapmalı” dedi.
UAEA'nın son raporlarına göre, Zaporijya’daki altı reaktörden dördü soğuk kapatma modunda bulunurken, diğer ikisi bakım nedeniyle devre dışı. Ancak tesisin dış güç kaynağına bağımlı olması, herhangi bir saldırıda soğutma sistemlerinin devre dışı kalma riskini artırıyor. Grossi, bu tür bir senaryonun Fukushima benzeri bir felakete yol açabileceği uyarısında bulundu. 2011 yılında Japonya’daki deprem ve tsunaminin ardından yaşanan nükleer kaza, hâlâ etkilerini sürdürüyor.
Nükleer Güvenlik İçin Küresel Çerçeve Şart
Grossi, konuşmasında yalnızca Ukrayna’ya değil, dünyadaki tüm nükleer tesislere yönelik tehditlere dikkat çekti. İran, Kuzey Kore gibi ülkelerdeki nükleer programların yanı sıra, Orta Doğu ve Asya’daki bazı bölgelerde de benzer riskler bulunuyor. UAEA Başkanı, uluslararası hukukta nükleer tesislerin korunmasına yönelik bağlayıcı bir çerçevenin oluşturulması gerektiğini söyledi. Mevcut Cenevre Sözleşmeleri, sivil nükleer tesislere saldırıyı yasaklasa da, bu yasağın uygulanması konusunda ciddi boşluklar var.
Grossi, “Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin bu konuda daha etkin rol alması gerekiyor. Nükleer tesislere yönelik saldırılar, savaş suçu kapsamında değerlendirilmeli ve failler cezalandırılmalıdır. Aksi takdirde, bu tür eylemlerin önüne geçmek mümkün olmayacak” ifadelerini kullandı. UAEA’nın bu kapsamda bir protokol hazırlığı içinde olduğu da gelen bilgiler arasında.
Uluslararası toplum, Grossi’nin bu çağrısına destek verirken, özellikle Rusya ve Ukrayna arasındaki gerginlikte tarafların birbirini suçlaması dikkat çekti. Rusya, Ukrayna’yı santrali topçu ateşine tutmakla suçlarken, Ukrayna ise Rus güçlerinin tesisi askeri üs olarak kullandığını iddia ediyor. Grossi, her iki tarafın da UAEA ile işbirliği yapmaya devam ettiğini ancak sahadaki risklerin azalmadığını vurguladı.
UAEA Başkanı, son olarak nükleer enerjinin iklim kriziyle mücadelede önemli bir rol oynadığını ancak bu teknolojinin güvenliğinin en üst düzeyde sağlanması gerektiğini belirtti. “Nükleer enerji, temiz bir enerji kaynağıdır. Ancak bu enerjiyi kullanırken doğaya ve insanlığa karşı sorumluluklarımızı unutmamalıyız. Savaş ortamında nükleer tesislerin korunması, sadece bir ülkenin değil, tüm dünyanın ortak çıkarınadır” dedi. Grossi’nin bu uyarıları, nükleer güvenlik konusunda küresel bir farkındalık yaratmayı hedefliyor.