Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği (TÜSİAD) tarafından hazırlanan Maliyet Bazlı Rekabet Gücü Endeksi (TÜSİAD-RGE), 2026 yılının ilk çeyreğinde bir önceki çeyreğe göre yüzde 1,7 oranında azalarak 87,3 değerini aldı. Endeks, Türkiye'nin küresel maliyet rekabetçiliğindeki konumunu ölçerken, bu düşüş iş dünyasında dikkatle değerlendiriliyor. Özellikle enerji maliyetleri, döviz kuru hareketleri ve işgücü maliyetlerindeki artışın endeksi olumsuz etkilediği belirtiliyor.
Maliyet Baskıları Artıyor
TÜSİAD-RGE, üretim maliyetlerindeki değişimin rekabet gücüne yansımasını izlemek amacıyla hesaplanıyor. 2026 ilk çeyreğinde endeksin gerilemesinde, enerji fiyatlarındaki yükselişin yanı sıra işgücü birim maliyetlerindeki artış öne çıktı. Özellikle imalat sanayisinde faaliyet gösteren firmalar, girdi maliyetlerindeki yükselişin karlılıklarını baskıladığını ifade ediyor. TÜSİAD yetkilileri, endeksin referans dönemi olan 2010 bazlı değerlendirildiğinde, mevcut seviyenin tarihsel ortalamaların hafif altında olduğunu ancak son çeyreklerdeki düşüş eğiliminin sürdürülebilir büyüme için risk oluşturduğunu vurguluyor.
Küresel Rekabet Baskısına Direnme Çabaları
Endeksteki gerileme, Türkiye'nin ihracat pazarlarında fiyat avantajını kaybetme tehlikesine işaret ediyor. Uzmanlar, özellikle Çin ve Doğu Avrupa ülkeleri karşısında maliyet rekabetçiliğinin zayıfladığına dikkat çekiyor. Öte yandan, katma değeri yüksek ürünlere yönelik dönüşüm ve verimlilik artışı sağlanması durumunda endeksin toparlanabileceği ifade ediliyor. TÜSİAD, raporunda yapısal reformların önemine vurgu yaparken, enerji maliyetlerinin düşürülmesi, işgücü piyasasında esneklik ve teknolojik yatırımların teşvik edilmesi gerektiğini belirtiyor. Ayrıca, Merkez Bankası'nın para politikası duruşunun da maliyetler üzerinde dolaylı etkisi olduğu kaydediliyor.
TÜSİAD-RGE'nin detaylarına göre, endeksi oluşturan alt bileşenlerden işgücü maliyetleri endeksi yüzde 2,1, enerji maliyetleri endeksi yüzde 3,4 ve hammadde maliyetleri endeksi yüzde 1,3 oranında arttı. Bu artışlar, döviz kuru etkisiyle birleşince toplam rekabet gücünü olumsuz etkiledi. Endeks, 2010 yılı 100 baz alınarak hesaplanıyor.
Son dönemde ihracatçı firmaların karşılaştığı maliyet artışları, TÜSİAD'ın düzenlediği toplantılarda da sıkça gündeme geliyor. İş dünyası temsilcileri, enflasyonla mücadele kapsamında sıkı para politikasının sürmesinin kredi maliyetlerini artırdığını, bunun da yatırım kararlarını ertelediğini belirtiyor. Öte yandan, hükümetin uygulamaya koyduğu enerji desteği ve istihdam teşviklerinin kısmi rahatlama sağladığı ancak kalıcı çözüm için yapısal adımların şart olduğu ifade ediliyor.
TÜSİAD'ın rekabet gücü endeksi, uluslararası karşılaştırmalara da imkan tanıyor. Benzer endekslerde Türkiye'nin orta sıralarda yer aldığı, maliyet avantajı bakımından Güneydoğu Asya ülkelerinin gerisinde kaldığı görülüyor. Uzmanlar, Türkiye'nin coğrafi konum avantajını ve lojistik maliyetlerdeki göreli düşüklüğü kullanarak farklılaşma stratejileri geliştirmesi gerektiğini savunuyor.
Sonuç olarak, TÜSİAD-RGE'nin gerilemesi, Türkiye ekonomisinin maliyet yönlü rekabet gücünde aşınma olduğunu teyit ediyor. Bu durum, kısa vadede ihracat gelirleri ve cari açık üzerinde baskı yaratabileceği gibi, uzun vadede ithal ikamesi ve verimlilik odaklı politikaların önemini artırıyor. Önümüzdeki dönemde endeksin seyri, uygulanacak ekonomik politikaların etkinliğine ve küresel konjonktürdeki gelişmelere bağlı olarak şekillenecek.