Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS), ABD ile İran arasında varılan mutabakatın ardından 225 baz puana gerileyerek son yılların en düşük seviyesini gördü. Bu düşüş, jeopolitik risklerin azaldığı yönünde yorumlanırken piyasalarda olumlu karşılandı. CDS'deki gerileme, Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini düşürme potansiyeli taşıyor.
Jeopolitik Gerginliklerin Azalması Olumlu Yansıdı
ABD ile İran arasında sağlanan anlaşma, Orta Doğu’da tansiyonun düşmesine yol açtı ve bu durum gelişmekte olan piyasalara pozitif yansıdı. Türkiye, bölgesel istikrarsızlıklardan en çok etkilenen ülkelerden biri olarak CDS'deki düşüşten en fazla payı alan ülkelerden oldu. Uzmanlar, CDS'deki bu seviyenin Türkiye için sürdürülebilir olması durumunda yabancı yatırımcı ilgisinin artabileceğini belirtiyor.
CDS Nedir ve Neden Önemlidir?
Kredi risk primi (CDS), bir ülkenin borcunu ödeyememe riskini gösteren önemli bir göstergedir. Düşük CDS, ülkenin borçlanma maliyetlerinin azaldığı anlamına gelir ve ekonomik güvenin arttığını işaret eder. 2022’de 800 baz puana kadar yükselen Türkiye’nin CDS’ı, son dönemde uygulanan ekonomik politikalar ve jeopolitik gelişmelerle birlikte düşüş trendine girdi. 225 baz puan seviyesi, 2021 başından bu yana görülen en düşük seviye oldu.
Piyasalar Olumlu Tepki Verdi
CDS’deki gerileme, İstanbul Borsası’nda da alış ağırlıklı bir seyre neden oldu. Bankacılık endeksi yüzde 2’nin üzerinde değer kazanırken, TL varlıklara olan ilgi arttı. Analistler, bu düşüşün devam etmesi için yapısal reformların önemine dikkat çekiyor. Öte yandan, ABD Merkez Bankası’nın faiz indirim beklentileri de gelişmekte olan ülkelere yönelik iyimserliği destekliyor.
Türkiye’nin CDS’indeki bu düşüş, ekonomik göstergelerin iyileşmesi açısından umut verici olsa da kalıcı bir iyileşme için enflasyonla mücadele ve yapısal dönüşümlerin sürdürülmesi gerektiği vurgulanıyor. Önümüzdeki dönemde, uluslararası kredi derecelendirme kuruluşlarının not artırımı yapması durumunda CDS’in daha da gerileyebileceği ifade ediliyor.