Adalet Bakanı Akın Gürlek, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında Türkiye'de verilen yakalama kararının ardından kırmızı bülten çıkarılması için Interpol'e resmi talepte bulunulduğunu duyurdu. Bu gelişme, Netanyahu'nun 2026 yılında Gazze'ye yardım taşıyan Sumud Filosu'na düzenlenen saldırıya ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında yaşandı.
Adalet Bakanı Gürlek'in Açıklaması
Adalet Bakanı Akın Gürlek, yaptığı yazılı açıklamada, İstanbul 11. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 14 Temmuz 2026 tarihinde verdiği yakalama kararı üzerine, Netanyahu hakkında kırmızı bülten çıkarılması için Interpol'e talepte bulunduklarını belirtti. Bakan Gürlek, "İnsanlığa karşı suç, soykırım, kaçırma ve yaralama suçlarından dolayı haklarında yakalama kararı bulunan Netanyahu ve diğer şüphelilerin uluslararası düzeyde adalet önüne çıkarılması için gerekli tüm adımları atıyoruz" ifadelerini kullandı. Açıklamada, sürecin titizlikle takip edildiği ve uluslararası hukuk çerçevesinde hareket edildiği vurgulandı.
Sumud Filosu Saldırısı ve Türkiye'nin Tavrı
Olay, 2026 yılında Gazze'ye insani yardım taşıyan Sumud Filosu'na yönelik İsrail güçlerinin düzenlediği saldırıyla ilgili. Saldırıda çok sayıda sivilin yaşamını yitirdiği ve yaralandığı bildirilmişti. Türkiye, olayın ardından başlattığı soruşturma kapsamında Netanyahu ve İsrail savunma yetkilileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Türk savcılıkları, olayı 'insanlığa karşı suç' ve 'soykırım' olarak nitelendiren deliller toplamıştı.
Türkiye, daha önce de benzer saldırılarda uluslararası hukukun devreye sokulması için çaba göstermişti. Yetkililer, kırmızı bülten talebinin, Türkiye'nin bu tür suçların faillerini yargı önüne çıkarma konusundaki kararlılığının bir göstergesi olduğunu ifade ediyor. Bakan Gürlek, "Hiç kimse işlediği suçların cezasız kalacağını düşünmemeli. Türkiye, uluslararası hukukun üstünlüğü ve insan hakları için mücadelesini sürdürecektir" dedi.
Kırmızı Bültenin Anlamı ve Sonraki Süreç
Kırmızı bülten, Interpol üyesi ülkelere, hakkında yakalama kararı bulunan kişinin yerinin tespiti ve geçici olarak gözaltına alınması için yapılan uluslararası bir uyarıdır. Bu bülten, üye ülkelerin kendi yasaları çerçevesinde işlem yapmasına olanak tanır. Türkiye'nin talebi Interpol Genel Sekreterliği tarafından değerlendirilecek. Uzmanlar, talebin kabul edilmesi halinde Netanyahu'nun bazı ülkelere seyahat etmesinin zorlaşacağını, ancak kırmızı bültenin doğrudan bir tutuklama emri anlamına gelmediğini hatırlatıyor.
İsrail tarafı ise konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İsrail'in, Türkiye'nin bu tür girişimlerini 'siyasi' olarak nitelendirmesi bekleniyor. Taraflar arasındaki diplomatik gerilimin seyrini etkilemesi olası.
Bu gelişme, iki ülke arasında zaten hassas olan ilişkileri yeni bir boyuta taşıyabilir. Türkiye'nin, uluslararası hukuku işletme konusundaki ısrarı, bölgedeki diğer ülkeler tarafından da yakından izleniyor. Netanyahu hakkındaki bu girişim, Türkiye'nin insanlık suçlarına karşı duyarlılığını ve hukuk devleti ilkesine bağlılığını ortaya koyması açısından önem taşıyor.
Öte yandan, bu karar Türkiye'de kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı. Birçok kesim, kararı desteklediğini dile getirirken, bazı hukukçular sürecin uluslararası boyutunun dikkatle takip edilmesi gerektiğini vurguluyor. Önümüzdeki günlerde Interpol'ün talebe ilişkin vereceği yanıt, sürecin seyrini belirleyecek.