HÜDAPAR yöneticileri, hastanelerin yoğun bakım ünitelerinde kadın ve erkek hastaların birlikte tedavi görmesini 'uygun bulmadıklarını' belirterek, mahremiyet gerekçesiyle ayrı koğuşlar oluşturulmasını talep etti. Partinin bu çıkışı, sağlık politikalarında dini hassasiyetlerin yeri konusunda yeni bir tartışma başlattı.
Yoğun Bakımda Ayrımcılık Mı, Mahremiyet Mı?
Konu, HÜDAPAR Genel Başkan Yardımcısı Şahin Çetin'in sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Çetin, yoğun bakım ünitelerinde kadın ve erkek hastaların aynı ortamda bulunmasının 'İslami açıdan sakıncalı' olduğunu öne sürerek, hastanelerde cinsiyete göre ayrılmış yoğun bakım bölümleri oluşturulmasını istedi. Açıklamada, 'Hastaların mahremiyetine saygı gösterilmeli; bu hem dini hem de insani bir gerekliliktir' ifadelerine yer verildi.
Talebin ardından, özellikle sosyal medyada 'harem selam' benzetmesiyle alay konusu olan HÜDAPAR'lılar, eleştirilere hedef oldu. Bazı sağlık çalışanları ve sivil toplum kuruluşları, bu talebin hastanelerin işleyişini zorlaştıracağını ve sağlık hizmetlerinde ayrımcılığa yol açacağını savundu. Türk Tabipler Birliği (TTB) Başkanı Prof. Dr. Alpay Azap, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, 'Yoğun bakım üniteleri, acil müdahale gerektiren hayati durumlar için tasarlanmıştır. Burada cinsiyete dayalı bir ayrım yapılması tıbben kabul edilemez' dedi.
HÜDAPAR'ın bu çıkışı, Cumhur İttifakı içindeki diğer partilerden de farklı tepkiler aldı. AK Parti cephesinden henüz resmi bir yorum gelmezken, MHP'li bazı yetkililer talebin 'hukuki ve tıbbi açıdan değerlendirilmesi gerektiğini' belirtti. CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu ise sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda, 'Türkiye'yi çağdışı taleplerle uğraştırmayın. Kadın ve erkek eşitliğinin temel olduğu bir toplumda bu tür dayatmalar kabul edilemez' ifadelerini kullandı.
Sağlık Bakanlığı'na Çağrılar Artıyor
HÜDAPAR'ın talebi, Sağlık Bakanlığı yetkililerine de iletildi. Partiden yapılan açıklamada, yetkililerin bu konuda adım atması gerektiği, aksi takdirde konunun meclise taşınacağı belirtildi. Bu gelişme üzerine, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca'nın önümüzdeki günlerde bir açıklama yapması bekleniyor.
Uzmanlar, yoğun bakım ünitelerinin fiziki koşullarının bu tür bir ayrıma uygun olmadığını vurguluyor. Sağlık Yöneticileri Derneği Başkanı Dr. Yaşar Ulutaş, 'Yoğun bakım üniteleri, merkezi izleme sistemine bağlı. Hemşire gözlem odalarından hastaların tamamı görülebiliyor. Böyle bir ayrım yapmak hem maliyetleri artırır hem de sağlık personeli ihtiyacını iki katına çıkarır' şeklinde konuştu. Ayrıca, pandemi döneminde yoğun bakım yataklarının önemini bir kez daha hatırlatan Ulutaş, 'Böyle bir dönemde böyle taleplerin gündeme getirilmesi manidar' dedi.
Toplumun farklı kesimlerinden de tepkiler gelirken, bazı dini gruplar HÜDAPAR'ı destekler nitelikte açıklamalar yaptı. Diyanet-Sen Genel Başkanı Mehmet Atik, 'Kadın ve erkek hastaların mahremiyeti, İslam'ın emrettiği bir esastır. Bu talep meşrudur' diyerek HÜDAPAR'ın yanında yer aldı.
Türkiye'de sağlık alanında cinsiyet ayrımına ilişkin geçmişte de tartışmalar yaşanmıştı. 2019 yılında bazı hastanelerde kadın doğum polikliniklerinin erkek hekimler tarafından verilmemesi yönünde talepler gündeme gelmiş, ancak Sağlık Bakanlığı böyle bir uygulamanın olmadığını açıklamıştı. HÜDAPAR'ın bu yeni talebi, ülkede sağlık politikalarının dini değerlerle ne ölçüde şekilleneceği sorusunu yeniden gündeme taşıdı.
Öte yandan, Türkiye'de yoğun bakım ünitelerindeki doluluk oranları ve sağlık çalışanlarının iş yükü zaten tartışılırken, böyle bir ayrımın operasyonel anlamda ne kadar zor olacağı da merak konusu. Sağlık Bakanlığı'nın mevcut yönetmelikleri, hastanelerin fiziki şartlarına göre düzenleme yapma esnekliği tanıyor; ancak kesin bir cinsiyet ayrımı kuralı bulunmuyor.
HÜDAPAR'ın bu çıkışı, 2023 seçimleri öncesinde muhafazakar seçmene mesaj verme amacı taşıdığı yorumlarına da yol açtı. Siyaset bilimci Prof. Dr. Gamze Yücesan Özdemir, 'Bu tür talepler, parti tabanını konsolide etmek için kullanılan sembolik politikalardır. Ancak toplumun sağduyusu, bu tür tartışmaların gerçek gündemi örtmesine izin vermemelidir' değerlendirmesinde bulundu.
Türkiye'nin gündemi, bir yandan ekonomik kriz ve deprem sonrası yaraları sarmaya odaklanmışken, HÜDAPAR'ın yoğun bakımda cinsiyet ayrımı talebi, bu konuların önüne geçerek tartışmaların odağı haline geldi. Konunun meclise taşınması halinde, sağlık komisyonunda uzun tartışmalara yol açacağı tahmin ediliyor.