Savunma Sanayii Başkanı Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin kuantum teknolojileri alanında küresel bir oyun kurucu olma hedefiyle çalıştığını duyurdu. Görgün, Ankara'da düzenlenen bir basın toplantısında, ülkenin kuantum yol haritasını ve stratejik hedeflerini paylaştı. Türkiye'nin bu alandaki yatırımlarının hız kesmediğini belirten Görgün, kuantum bilgisayarlar, kuantum iletişim ve kuantum sensörler gibi kritik teknolojilere odaklanılacağını söyledi. Açıklamaya göre, 2030 yılına kadar kuantum teknolojilerinde kendi kendine yeterlilik ve ihracat odaklı bir ekosistem oluşturulması planlanıyor.
Kuantum Yol Haritası
Prof. Dr. Haluk Görgün, Türkiye'nin kuantum teknolojileri yol haritasını üç ana başlık altında topladıklarını belirtti: kuantum hesaplama, kuantum iletişim ve kuantum algılama. Bu alanlarda yerli ve milli çözümler geliştirmek için savunma sanayii, üniversiteler ve özel sektörün bir arada çalışacağını vurguladı. Görgün, “Kuantum teknolojileri, geleceğin savunma ve sivil uygulamalarında belirleyici olacak. Türkiye olarak bu yarışta geri kalmamak için somut adımlar atıyoruz” dedi. İlk etapta kuantum hesaplama alanında 50 kübitlik bir kuantum bilgisayar prototipinin 2025 yılına kadar tamamlanması hedefleniyor. Ayrıca kuantum iletişim için uydu tabanlı kuantum anahtar dağıtım sistemi üzerinde çalışmalar sürüyor.
Stratejik Hedefler ve Yatırımlar
Görgün, Türkiye'nin kuantum teknolojilerine yönelik stratejik hedeflerini sıralarken, bu alandaki Ar-Ge yatırımlarının 2024 yılı için 500 milyon TL'ye ulaştığını aktardı. 2028 yılına kadar bu rakamı 2 milyar TL'ye çıkarmayı planladıklarını söyledi. Ayrıca, kuantum teknolojileri üzerine uzmanlaşmış bir araştırma merkezi kurulacağını duyurdu. Bu merkezde, uluslararası iş birlikleri ve yetenek geliştirme programları yürütülecek. Görgün, “Amacımız sadece teknolojiyi takip etmek değil, aynı zamanda bu alanda standartları belirleyen bir ülke olmak” ifadelerini kullandı.
Türkiye'nin kuantum teknolojilerindeki vizyonu, sadece savunma odaklı değil; sağlık, finans ve enerji gibi sivil sektörlerde de devrim yaratmayı hedefliyor. Özellikle kuantum sensörler sayesinde manyetik rezonans görüntüleme ve sismik algılama gibi alanlarda çığır açılması bekleniyor. Kuantum teknolojileri, ayrıca siber güvenlik açısından da kritik öneme sahip; kuantum kriptografi ile iletişim güvenliği artırılacak.
Küresel Rekabet ve İş Birlikleri
Dünyada kuantum teknolojileri alanında ABD, Çin ve AB ülkeleri öncülüğünde büyük bir yarış yaşanıyor. Türkiye, bu yarışta yerini almak için stratejik iş birliklerine de önem veriyor. Görgün, özellikle NATO ve Avrupa Kuantum İletişim Altyapısı (EuroQCI) girişimine katılımın değerlendirildiğini söyledi. Ayrıca, Türk savunma sanayii firmalarının kuantum teknolojilerine yönelik ortak projeler yürüttüğü belirtildi. ASELSAN ve TÜBİTAK BİLGEM'in bu alandaki çalışmalarına dikkat çeken Görgün, özel sektörü de Ar-Ge yatırımlarına teşvik edeceklerini ifade etti.
Türkiye'nin kuantum teknolojilerinde oyun kurucu olma hedefi, uzun vadeli ve sabır gerektiren bir yol. Ancak atılan somut adımlar ve ortaya konan stratejik vizyon, bu alanda iddialı olunduğunu gösteriyor. Kuantum teknolojileri, önümüzdeki on yılda birçok sektörde dönüşüm yaratacak; Türkiye'nin bu dönüşümde söz sahibi olması, ekonomik ve teknolojik bağımsızlık açısından kritik önem taşıyor.