Türkiye, İsrail'in Lübnan'daki askeri varlığını artırarak işgal alanını genişletmesine karşı sert bir açıklama yaptı. Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan yazılı açıklamada, Netanyahu hükümetinin bu adımlarla Lübnanlı sivilleri kalıcı göçe zorlamayı hedeflediği belirtildi. Açıklamada, İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden eylemlerinin bölgesel barışı tehdit ettiği vurgulandı.
Netanyahu'nun Lübnan stratejisi
Dışişleri Bakanlığı, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu liderliğindeki hükümetin, Lübnan'ın güneyindeki yerleşimleri hedef alarak yeni bir demografik mühendislik peşinde olduğunu iddia etti. Açıklamada, 'İsrail yönetimi, işgal ettiği bölgelerde insani krizi derinleştirerek Lübnanlıları evlerini terk etmeye mecbur bırakmaktadır' ifadelerine yer verildi. Türkiye'nin bu süreçte uluslararası topluluğa, İsrail'in saldırgan politikalarına karşı etkili bir duruş sergileme çağrısı yaptığı kaydedildi.
Bölgesel yansımalar ve Türkiye'nin rolü
Uzmanlara göre, İsrail'in Lübnan'daki işgalini genişletmesi, Doğu Akdeniz'deki güç dengesini altüst edebilir. Türkiye'nin bu konudaki tepkisi, bölgede diplomatik angajmanını artırma stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor. Ankara daha önce de benzer durumlarda BM Güvenlik Konseyi'nde kararlar alınması için çaba göstermişti. Dışişleri kaynakları, bu krizde ateşkes çağrılarının devreye sokulması ve sivillerin korunması için uluslararası mekanizmaların harekete geçirilmesi gerektiğini söylüyor.
İsrail'in Lübnan operasyonları, 2023 Ekim'inden bu yana devam eden yoğun çatışmaların bir parçası olarak görülüyor. Netanyahu yönetimi, Hizbullah'ın sınır ötesi saldırılarını bahane ederek kara harekâtını meşrulaştırmaya çalışıyor. Ancak Birleşmiş Milletler verilerine göre, bölgede şu ana kadar 1.2 milyon kişi yerinden edildi ve sivil altyapı büyük ölçüde tahrip oldu. Türkiye'nin bu konuda insani yardım çabaları devam etmekle birlikte, diplomatik girişimlerin yetersiz kaldığı eleştirileri de var.