Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Türkiye ekonomisinin 2025 yılı itibarıyla 1,6 trilyon doların üzerine çıktığını açıkladı. İhracatta 2025 hedefini 400 milyar dolar olarak belirleyen Yılmaz, mal ve hizmet ticaretinde önemli bir sıçrama yaşandığını vurguladı. Yılmaz, bir ekonomi zirvesinde yaptığı konuşmada, Türkiye'nin küresel ekonomideki konumunu güçlendirdiğini, ihracatın gayrisafi yurt içi hasıla içindeki payının arttığını belirtti.
Ekonomik büyüklük 1,6 trilyon doları geçti
Yılmaz, Türkiye ekonomisinin son dönemde kaydettiği büyümeye dikkat çekerek, 2023 yılında 1,1 trilyon dolar seviyesinde olan ekonominin 2025 itibarıyla 1,6 trilyon doları aştığını ifade etti. Bu artışta ihracatın büyük payı olduğunu söyleyen Yılmaz, "Geçen yıl mal ve hizmet ticareti olarak 340 milyar doları aşan ihracat gerçekleştirdik. 2025 sonu itibarıyla 400 milyar dolara ulaşmayı hedefliyoruz" dedi.
Yeni ihracat stratejileri
Yılmaz, ihracatı artırmak için yeni pazarlara açılma ve katma değerli ürünlere yönelme stratejilerini anlattı. Savunma sanayi, otomotiv, kimya ve teknoloji sektörlerinin ihracattaki payının artırılması hedefleniyor. Ayrıca, e-ihracat platformlarının desteklenmesi ve lojistik altyapının güçlendirilmesi planlanıyor. Yılmaz, "İhracatçılarımıza sağlanan teşvikler ve finansman desteğiyle bu hedefe ulaşacağız" şeklinde konuştu.
Küresel ekonomide Türkiye'nin yeri
Analistler, Türkiye'nin dünyanın en büyük 20 ekonomisi arasında yer aldığını ve büyüme hızının birçok gelişmiş ülkenin üzerinde seyrettiğini belirtiyor. Yılmaz, Türkiye'nin jeopolitik konumu ve genç nüfusu sayesinde önümüzdeki yıllarda da büyümesini sürdüreceğini savundu. Bununla birlikte, enflasyon ve cari açık gibi yapısal sorunlara dikkat çeken uzmanlar, ihracat hedeflerinin gerçekleşmesi için reformların devam etmesi gerektiğini vurguluyor.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz'ın açıklamaları, piyasalarda olumlu karşılandı. Borsa İstanbul'da işlem gören ihracat şirketlerinin hisselerinde yükseliş gözlenirken, dolar/TL kurunda sınırlı bir gerileme yaşandı. Uzmanlar, 400 milyar dolarlık hedefin iddialı olduğunu ancak doğru politikalarla ulaşılabilir olduğunu belirtiyor.