Türkiye'nin Afrika kıtasıyla ticaret hacmi, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın 'Dünya beşten büyüktür' vizyonu doğrultusunda yürütülen diplomatik ve ekonomik açılımlar sayesinde 40 milyar dolar sınırını aştı. 25 Mayıs Afrika Günü vesilesiyle yapılan değerlendirmelerde, Ankara'nın 2002 yılında başlattığı Afrika açılımı stratejisinin somut kazanımları ortaya kondu. Başta Sahra altı ülkeler olmak üzere, kıtanın dört bir yanındaki 46 ülkeyle kurulan güçlü bağlar, Türkiye'yi Afrika'nın en büyük 10 ticaret ortağı arasına soktu.
Diplomasi ve yatırım ağı büyüyor
Türkiye'nin Afrika'daki büyükelçilik sayısı 43'e yükselirken, Türk Hava Yolları kıtadaki uçuş ağını 34 ülkede 40 noktaya çıkardı. Bu fiziksel bağlantılar, ticaretin yanı sıra kültürel ve insani iş birliğini de derinleştirdi. Yılda ortalama 10 milyar dolarlık yatırım yapan Türk müteahhitler, altyapıdan enerjiye kadar birçok projeye imza atıyor. Ayrıca TİKA aracılığıyla yürütülen kalkınma programları, Türkiye'nin kıtadaki yumuşak gücünü artırdı.
Emtia ve savunma sanayii öne çıkıyor
Ticaret hacmindeki artışta, Türkiye'nin Afrika'dan ithal ettiği petrol, doğal gaz, altın ve tarım ürünleri ile ihraç ettiği tekstil, makine, kimyasal ürünler ve savunma sanayii ekipmanları başrol oynuyor. Özellikle İHA ve SİHA satışları, kıtanın güvenlik sorunlarına çözüm arayan ülkeleri için cazip hale geldi. Uzmanlar, ticaret hacminin önümüzdeki beş yılda 50 milyar doları bulabileceğini öngörüyor.
Türkiye'nin Afrika politikası, sömürgeci geçmişe sahip Batılı ülkelerin aksine 'kazan-kazan' ilkesine dayanıyor. Bu yaklaşım, kıtadaki birçok ülkenin desteğini kazandı ve Türkiye'yi Birleşmiş Milletler ve İslam İşbirliği Teşkilatı gibi platformlarda Afrikalı ülkelerin doğal müttefiki haline getirdi. Bağımsız değerlendirmeler, Türkiye'nin bu stratejisinin, küresel güç dengelerinde değişime yol açtığını ve Afrika'nın uluslararası sistemde daha fazla söz sahibi olmasına katkı sağladığını vurguluyor.