Emeklilik için eksik prim günlerini doğum, askerlik veya yurtdışı borçlanmasıyla kapatmayı planlayanlar için kritik bir eşik yaklaşıyor. 31 Aralık 2026 tarihine kadar yapılacak başvurularda borçlanma tutarları 2026 yılı asgari ücreti üzerinden hesaplanırken, 1 Ocak 2027'de yürürlüğe girecek yeni asgari ücret bu kalemlerin tamamını doğrudan yukarı çekecek. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) verilerine göre borçlanma ve ihya ödemeleri, başvuru tarihindeki asgari ücretin brüt tutarına bağlı olarak belirleniyor; bu nedenle yılın son gününe kadar yapılan işlemler, yeni yıl zamlarından etkilenmeyecek.
Hangi Ödemeler Artacak?
1 Ocak 2027 itibarıyla asgari ücretin yeniden belirlenmesiyle birlikte şu kalemlerde otomatik bir maliyet artışı yaşanacak:
- Doğum borçlanması: Kadın sigortalıların her çocuk için en fazla 720 güne kadar yapabildiği borçlanma, brüt asgari ücretin belirli bir oranı üzerinden hesaplanıyor.
- Askerlik borçlanması: Erkek sigortalıların askerlikte geçen sürelerini prim gününe eklemesini sağlayan bu hak, yine asgari ücrete endeksli.
- Yurtdışı borçlanması: Yurt dışında geçen çalışma sürelerini Türkiye'de değerlendirmek isteyenler için ödenecek tutar, başvuru anındaki asgari ücretin katlarıyla belirleniyor.
- Bağ-Kur ihya: Daha önce silinen hizmet sürelerinin yeniden canlandırılması için gereken ödemeler de aynı esasa tabi.
Uzmanlar, borçlanma başvurusunda bulunup ödeme planını yıl sonuna kadar yapanların, 2027 zammından muaf tutulacağını belirtiyor. SGK'nın uygulamasına göre, borçlanma tutarı başvuru tarihindeki asgari ücret üzerinden hesaplanıp tebliğ ediliyor; tebliğ tarihinden itibaren bir ay içinde ödeme yapılması gerekiyor. Bu nedenle 31 Aralık'a kadar başvuran bir kişi, ödemesini Ocak ayında yapsa dahi 2026 asgari ücreti üzerinden hesaplanan tutarı ödeyebiliyor.
Asgari Ücret Artışı ve Etkisi
Türkiye'de asgari ücret her yıl Aralık ayında yapılan komisyon toplantılarıyla belirleniyor ve 1 Ocak'tan itibaren geçerli oluyor. Son yıllarda enflasyonist baskılar nedeniyle asgari ücrette yüksek oranlı artışlar yaşandı. 2026 yılı için geçerli olan brüt asgari ücret 30.000 TL'nin üzerindeydi; 2027 için beklenen artış oranı henüz netleşmemekle birlikte, piyasa tahminleri yüzde 30-40 bandında bir zamna işaret ediyor. Bu durumda borçlanma maliyetleri de aynı oranda artacak.
Örneğin, 2026'da brüt asgari ücretin yüzde 32'si üzerinden hesaplanan bir günlük doğum borçlanması yaklaşık 100 TL iken, 2027'de bu tutar 130-140 TL'ye çıkabilir. 720 günlük bir borçlanmada toplam maliyet 72.000 TL'den 100.000 TL'ye kadar yükselebilir. Bu fark, emeklilik planlaması yapan vatandaşlar için ciddi bir yük oluşturuyor.
Kimler Etkilenecek?
Özellikle emeklilik yaşına yaklaşmış ancak prim gün sayısı yetersiz olan sigortalılar bu değişiklikten doğrudan etkilenecek. Kadınlar için doğum borçlanması, erkekler için askerlik borçlanması en sık başvurulan yöntemler arasında. Ayrıca yurt dışında çalışıp Türkiye'de emekli olmak isteyen gurbetçiler için yurtdışı borçlanması büyük önem taşıyor. Bağ-Kur kapsamında olup prim borcu nedeniyle hizmetleri silinen esnaf ve çiftçiler de ihya yoluyla prim günü kazanabiliyor.
Sosyal güvenlik uzmanları, vatandaşların öncelikle e-Devlet üzerinden hizmet dökümlerini kontrol ederek eksik prim günlerini tespit etmelerini, ardından yıl sonuna kadar borçlanma başvurusu yapmalarını öneriyor. Başvuru sonrası ödeme emri tebliğ ediliyor ve bir ay içinde ödenmesi gerekiyor. Ancak bu süre içinde ödeme yapılmazsa başvuru geçersiz hale geliyor ve yeniden başvuru gerekirse yeni asgari ücretten hesaplanıyor.
Başvuru Süreci ve Dikkat Edilmesi Gerekenler
Borçlanma başvuruları SGK il müdürlüklerine şahsen veya e-Devlet üzerinden yapılabiliyor. Gerekli belgeler arasında kimlik, hizmet dökümü ve borçlanma türüne göre doğum raporu, askerlik belgesi veya yurtdışı çalışma belgeleri yer alıyor. Başvurunun 31 Aralık mesai bitimine kadar yapılması, 2026 asgari ücreti üzerinden hesaplanma hakkı sağlıyor.
Öte yandan, borçlanma yapılan günlerin emeklilik hesabında dikkate alınması için ödemenin tamamlanması şart. Kısmi ödeme kabul edilmiyor. Bu nedenle vatandaşların ödeme gücünü önceden planlaması gerekiyor.
Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Emeklilik sistemindeki bu tür değişiklikler, bütçe dengeleri ve sosyal güvenlik açıkları göz önünde bulundurularak şekilleniyor. Asgari ücret artışı, doğrudan prim tahsilatını da etkilediği için hükümetin borçlanma maliyetlerini yukarı çekmesi kaçınılmaz görünüyor. Ancak bu durum, özellikle dar gelirli vatandaşların emeklilik hayallerini ertelemelerine yol açabilir.
Vatandaşların mağduriyet yaşamaması için yıl sonuna kadar başvuru yapmaları ve ödeme planlarını buna göre ayarlamaları kritik önem taşıyor.