Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, Hürmüz Boğazı'nda bekleyen Türk sahipli gemilerle ilgili son durumu açıkladı. Bakan Uraloğlu, toplam 9 gemiden 7'sinin boğazdan çıkmak için talepte bulunduğunu ve sürecin yakından takip edildiğini söyledi. Ayrıca Orta Doğu ve Körfez bölgesinde Türk bayraklı veya Türk sahipli herhangi bir uçağın bulunmadığını ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nda 9 gemi bekliyor
Basın mensuplarına konuşan Bakan Uraloğlu, İsrail-Hamas çatışmalarının ardından artan gerilimin deniz ticaretine etkilerini değerlendirdi. Hürmüz Boğazı'nda Türk sahipli 9 geminin bulunduğunu belirten Uraloğlu, “Bunlardan 7'sinin çıkma talebi var, onları takip ediyoruz. Diğer 2 gemi için henüz bir başvuru yok ancak her an gelişmeye açığız” dedi. Gemilerin güvende olduğunu ve herhangi bir olumsuzluk yaşanmadığını vurgulayan Bakan, sürecin Dışişleri Bakanlığı ve ilgili kurumlarla koordineli şekilde yürütüldüğünü aktardı.
Bölgedeki tansiyonun deniz ticaretini olumsuz etkilediğine dikkat çeken Uraloğlu, “Hürmüz Boğazı dünya petrolünün önemli bir kısmının geçtiği stratejik bir nokta. Yaşanan gelişmeler gemi trafiğini ve navlun ücretlerini etkiliyor. Ancak Türkiye olarak gerekli tedbirleri aldık” dedi.
Orta Doğu ve Körfez'de Türk uçağı kalmadı
Bakan Uraloğlu, havacılık alanında da bölgedeki duruma ilişkin bilgi verdi. Çatışmaların başlamasının ardından Türk havayolu şirketlerinin Orta Doğu ve Körfez ülkelerine uçuşlarını durdurduğunu hatırlatan Uraloğlu, “Şu anda bölgede kalan Türk sahipli uçağımız yok. Tüm uçaklarımız güvenli bölgelere çekildi. Gerekirse tahliye uçuşları için hazır bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Sivil havacılık alanında alınan tedbirlerin yanı sıra deniz ticaretinde de risk değerlendirmelerinin sürdüğünü belirten Uraloğlu, “Gemilerimizin sigorta primleri arttı, ancak bu olağan bir durum. Türk bayraklı gemilerin uluslararası sularda seyrüsefer güvenliği için her türlü önlem alınıyor” diye konuştu.
Bakan Uraloğlu'ndan gemi sahiplerine çağrı
Gemilerin bir an önce bölgeden ayrılabilmesi için çalışmaların devam ettiğini söyleyen Bakan, gemi sahiplerine de çağrı yaptı: “Gemi sahiplerimizin ve işletmecilerimizin güvenli limanlara yönelmesini tavsiye ediyoruz. Talepleri anında değerlendiriyoruz. 7 geminin çıkışı için gerekli izinler alındı, sırada bekleyen diğer 2 gemi için de süreç başlatılabilir.”
Öte yandan, bölgedeki insani duruma da değinen Uraloğlu, Türkiye'nin Gazze'ye yardım göndermeye devam ettiğini, Mısır üzerinden insani koridorun kullanıldığını hatırlattı. “Gemilerimiz ve uçaklarımızla yardım malzemesi taşıyoruz. Ancak güvenlik endişeleri nedeniyle bazı rotalar değişti. Bu süreçte tüm imkanlarımızı seferber ettik” dedi.
Bölgedeki gelişmeleri hem deniz hem hava yoluyla yakından takip ettiklerini belirten Bakan Uraloğlu, “Hürmüz Boğazı ve çevresinde Türk varlığının korunması için elimizden geleni yapıyoruz. Vatandaşlarımız ve yatırımcılarımız endişe etmesin, devletimiz her zaman yanlarında” diyerek sözlerini tamamladı.
Jeopolitik gerilimlerin ticaret yolları üzerindeki etkileri küresel ölçekte hissedilirken, Türkiye'nin bölgedeki varlığını ve çıkarlarını koruma çabası dikkat çekiyor. Uzmanlara göre, Kızıldeniz ve Hürmüz Boğazı'ndaki istikrarsızlık, alternatif ticaret rotalarının önemini artırıyor. Türkiye'nin Orta Koridor girişimi kapsamında bu tür krizlere karşı hazırlıklı olması gerekiyor.