Hürmüz Boğazı konusunda yaşanan anlaşmazlığın ardından ABD ile İsrail arasında gerilim yükselirken, İran’ın ABD Başkanı Donald Trump’a yönelik bir suikast planı hazırladığı iddia edildi. İstihbarat kaynaklarına dayandırılan haberlere göre, Tahran yönetimi, Körfez’deki askeri varlığını artırırken, ABD Başkanı’nın can güvenliğine yönelik ciddi bir tehdit algılandı. Beyaz Saray’da kriz masası kurulduğu ve güvenlik önlemlerinin en üst seviyeye çıkarıldığı belirtiliyor.
Suikast planının perde arkası
ABD istihbarat raporlarına göre, İran Devrim Muhafızları’na bağlı bir birim, Trump’ın son dönemdeki Ortadoğu politikalarına misilleme olarak bir suikast girişimi için hazırlık yapıyor. Planın, Hürmüz Boğazı’ndaki gerilimin tırmanmasıyla eş zamanlı olarak devreye sokulması bekleniyor. İran’ın, bölgedeki vekil güçler aracılığıyla ABD hedeflerine saldırı düzenleme kapasitesi bulunuyor. Suikast iddiası, ABD-İsrail arasındaki iş birliğini daha da sıkılaştırırken, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Washington’a acil bir ziyaret planladığı öğrenildi.
Hürmüz Boğazı’nda tansiyon yüksek
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu. Son haftalarda İran’ın boğazda ticari gemilere yönelik tacizleri ve ABD Donanması’nın devriyeleri arasında yaşanan yakın temaslar bölgeyi savaşın eşiğine getirdi. ABD, İran’a yönelik yeni yaptırımlar açıklarken, İran da uranyum zenginleştirme faaliyetlerini hızlandırdı. Uzmanlar, iki ülke arasındaki gerginliğin Soğuk Savaş sonrası en kritik dönemeçte olduğunu vurguluyor.
Uluslararası tepkiler ve bağlam
Suikast iddiasına ilişkin BM Güvenlik Konseyi’nde acil bir oturum talep edildi. Rusya ve Çin, tarafları itidal çağrısında bulunurken, Avrupa Birliği arabuluculuk teklifini yineledi. İran Dışişleri Bakanlığı ise iddiaları “asılsız ve provokatif” olarak niteledi. Bu gelişmeler, Trump’ın başkanlık döneminde İran’a yönelik maksimum baskı politikasının doğurduğu sonuçların bir yansıması. İran’ın nükleer anlaşma müzakerelerindeki çıkmaz, Hürmüz krizi ve suikast iddiası, bölgede yeni bir sıcak çatışma riskini beraberinde getiriyor. Diplomatik kaynaklar, önümüzdeki 48 saatin krizin seyri açısından belirleyici olacağını ifade ediyor.