İran-ABD savaşında yaşanan Hürmüz ve Babul Mendep kriziyle 100 yıl sonra yeniden gündeme gelen Hicaz Demiryolu projesi için dört ülke sahaya indi. Suudi Arabistan, Ürdün, Mısır ve Birleşik Arap Emirlikleri, modern bir demiryolu hattı inşa etmek üzere ön görüşmelere başladı. Yeni hattın, 1908'de tamamlanan ancak 1918'de kullanımdan kalkan tarihi Hicaz Demiryolu’nun rotasını büyük ölçüde takip etmesi planlanıyor.
Projenin stratejik arka planı
Hürmüz Boğazı ve Babül Mendep Boğazı'nda son dönemde artan jeopolitik gerilimler, alternatif ulaşım koridorlarını gündeme getirdi. Özellikle İran-ABD çatışmasının tırmanması, enerji ve ticaret yollarının güvenliğini tehdit eder hale geldi. Bu bağlamda, Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılması, hem bölgesel ticareti hem de hac yolculuğunu kolaylaştıracak bir alternatif olarak değerlendiriliyor. Projenin hayata geçirilmesi durumunda, Kızıldeniz kıyısındaki limanlarla bağlantılı bir ağ oluşturulması hedefleniyor.
Tarihi hat ve modern vizyon
Orijinal Hicaz Demiryolu, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Şam'dan Medine'ye kadar uzanıyordu. Yeni projede rotanın Cidde, Mekke ve Medine'yi kapsayacak şekilde genişletilmesi, hatta Mısır üzerinden Kuzey Afrika'ya bağlanması gündemde. Ulaştırma uzmanları, modern hat sayesinde yılda milyonlarca hacı adayının daha hızlı ve güvenli seyahat edeceğini, ayrıca yük taşımacılığında da önemli bir alternatif oluşacağını belirtiyor. Suudi Arabistan'ın 2030 Vizyonu kapsamında ulaşım altyapısına yaptığı yatırımlar da projeyi destekliyor.
Dört ülkenin yetkililerinin önümüzdeki haftalarda bir araya gelerek fizibilite çalışmalarını başlatması bekleniyor. Projenin tamamlanması halinde, Orta Doğu'nun en önemli ulaşım koridorlarından biri olacağı ifade ediliyor. Uzmanlar, bu girişimin bölgesel entegrasyonu güçlendireceği ve enerji hatlarına alternatif oluşturacağı görüşünde. Ancak finansman, siyasi irade ve güvenlik gibi zorlukların aşılması gerekiyor. Tarihsel bir mirası günümüze taşıyacak bu proje, geleceğin ulaşım haritasını da yeniden çizebilir.