ABD Başkanı Donald Trump, geçtiğimiz yıl NATO Zirvesi için geldiği Türkiye'den ayrılırken güvenlik gerekçesiyle gizlice uçak değiştirdiğini ilk kez doğruladı. Trump, bu kararın Gizli Servis ve ordu yetkilileri tarafından alındığını belirterek, 'Sanırım bir tehdit vardı' ifadelerini kullandı. Eski başkanın bu açıklaması, hem Türkiye'de hem de uluslararası kamuoyunda yankı uyandırdı.
Trump'ın Açıklamaları ve Tehdit Detayları
Trump, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Ankara'dan ayrılış sırasında 'ikram kamyonu' olarak tabir edilen bir araçla havalimanından alındığını ve ardından farklı bir uçağa transfer edildiğini aktardı. Başkanlık uçağı Air Force One'ın dışında, aynı görünüme sahip yedek bir uçağın kullanıldığını belirten Trump, bu durumun kendisi için de sürpriz olduğunu söyledi. Gizli Servis ve askeri yetkililerin kendisine bu plan hakkında bilgi verdiğini ifade eden Trump, 'Tehdidin ne olduğunu tam bilmiyorum ama ciddi olduklarını hissettim. Onlara güvendim ve plana uydum.' dedi.
ABD basınında yer alan haberlere göre, söz konusu tehdit, Türkiye'deki bazı grupların ABD Başkanı'na yönelik olası bir saldırı planı olduğu yönündeydi. Ancak Trump, bugüne kadar bu konunun detaylarına girmedi. Eski başkan, önceki günlerde yaptığı bir röportajda bu konuya değinmiş, ancak 'gizlilik nedeniyle' detay vermemişti. Şimdi ise ilk kez olayı doğrulayarak 'O güne ilişkin' bilinmeyenleri anlattı.
Türkiye Ziyaretinin Ardından Yaşananlar
Trump'ın Türkiye ziyareti, 13 Kasım 2019'da gerçekleşmişti. Zirve kapsamında Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile görüşen Trump, daha sonra Ankara'dan ayrılmıştı. Ancak o dönemde basına yansıyan görüntülerde, Trump'ın konvoyunun havalimanına farklı bir güzergahtan gittiği ve uçağına hızlı bir şekilde bindirildiği dikkat çekmişti. Bazı haberler, Başkan'ın Air Force One yerine farklı bir uçağa bindiğini iddia etmiş, ancak resmi makamlar bu iddiaları yalanlamıştı.
Şimdi ise Trump, bu iddiaları doğrulayarak, kararın kendisini şaşırttığını ancak güvenlik protokollerinin gereği olduğunu söyledi. 'Gizli Servis beni havaalanına götüren araçta bilgilendirdi. Bindiğim uçak Air Force One değildi. Aynı modeldi ama farklı bir uçaktı. Sonra havada yakıt ikmali yaptık ve gerçek Air Force One'a geçtim.' şeklinde konuştu.
Güvenlik Endişeleri ve Tepkiler
Trump'ın bu açıklaması, Türkiye'de farklı yorumlara neden oldu. Hükümete yakın çevreler, bu durumun 'Türkiye'nin güvenliğine yönelik bir ima' olarak algılanabileceğini belirterek, Türkiye'nin tüm konuklarına en üst düzeyde güvenlik sağladığını vurguladı. Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, 'Türkiye, uluslararası zirvelerin güvenliği konusunda dünya standartlarının üzerinde bir başarıya sahiptir. Sayın Trump'ın bu konudaki açıklamaları yanıltıcıdır' denildi.
Muhalefet cephesi ise bu iddiaların, iki ülke arasındaki güven bunalımının bir yansıması olduğunu savundu. CHP Sözcüsü Faik Öztrak, 'Bir ülkenin cumhurbaşkanı, müttefiki olduğu bir ülkeden ayrılırken gizlice uçak değiştiriyorsa, bu o ülkeye duyulan güvenin ne kadar az olduğunu gösterir. Bu durum, ikili ilişkiler açısından düşündürücüdür.' değerlendirmesinde bulundu.
Uzman Yorumu ve Bağlam
Güvenlik uzmanları, devlet başkanlarının ziyaretleri sırasında bu tür protokollerin nadir de olsa uygulandığını, ancak bunun genellikle istihbarata dayalı ciddi tehditlerde devreye girdiğini belirtiyor. Eski bir Gizli Servis ajanı olan John LeBeau, 'Başkanın uçağını değiştirmek, en uç güvenlik önlemlerinden biridir. Bu, saldırı planlayanların yanıltılması için yapılır. Eğer bu gerçekleştiyse, ortada ciddi bir istihbarat vardı demektir.' ifadelerini kullandı.
Trump'ın bu açıklamaları, ABD'de de geniş yankı buldu. Demokrat Parti cephesi, eski başkanın 'dikkat dağıtmak' için bu konuyu gündeme getirdiğini iddia etti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamada ise konuya ilişkin yorum yapılmadığı, ancak 'Başkan Biden'ın Türkiye ziyaretleri sırasında herhangi bir olağanüstü güvenlik önlemi alınmadığı' vurgulandı.
Bu gelişme, Türkiye-ABD ilişkilerinde güven bunalımının ne kadar derin olduğunu bir kez daha gözler önüne seriyor. İki ülke arasında geçmişte F-35 krizi, S-400 alımı ve PYD/YPG konularındaki anlaşmazlıklar, ilişkileri germişti. Trump'ın bu açıklaması, bu gerginliklerin yeni bir yansıması olarak yorumlanıyor. Ancak uzmanlar, bu tür gizli güvenlik önlemlerinin diplomatik ilişkilerden bağımsız olarak değerlendirilmesi gerektiğini, çünkü her ülkenin kendi güvenlik protokolleri çerçevesinde bu tür adımlar atabileceğini ifade ediyor.
Sonuç olarak, Trump'ın bu itirafı, hem uluslararası güvenlik literatüründe hem de Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir tartışma başlatmış durumda. Eski başkanın açıklamalarının ne kadarının gerçeği yansıttığı ve ne kadarının siyasi bir malzeme olduğu ilerleyen günlerde daha netlik kazanacak.