Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır, Ankara Valiliği'nin maden işçilerinin eylemine yönelik getirdiği yasağa sert tepki gösterdi. Çakır, "Vali Bey gelsin, işçiyi dinlesin; yasağı görelim bakalım. Dayanabilecek mi o yürek? Oradan ahkam kesmek değil, oradan karar vermek değil. O işçinin yanına gelin, görün işçinizin derdini" ifadelerini kullandı. Bu sözler, sendika ile yerel yönetim arasındaki gerilimi daha da tırmandırdı.
Eylem Yasağına Karşı Çağrı
Çakır, Ankara'daki maden işçilerinin haklarını aramak için düzenlemek istedikleri basın açıklaması ve yürüyüşün Valilik tarafından yasaklandığını belirtti. Sendika lideri, bu yasağın işçilerin anayasal haklarını kullanmalarının engellenmesi anlamına geldiğini söyledi. "İşçilerin sesini duyurmak için başka çaresi kalmayan bir kesim var. Onlar iş güvenliği istiyor, insan onuruna yakışır bir çalışma ortamı istiyor. Yasaklarla bu talepler ortadan kalkmaz" dedi.
Çakır, konuşmasında yetkililere seslenerek, "Valimizden ricamız şu: Makamınızdan çıkın, gelin buraya. İşçilerin yüzüne bakın. Onların derdi ne, bir dinleyin. Yasak kararlarıyla değil, diyalogla çözülecek sorunlar bunlar" ifadelerini kullandı. Sendika başkanı, işçilerin yasal haklarını sonuna kadar kullanacaklarını ve mücadeleden vazgeçmeyeceklerini vurguladı.
Maden İşçilerinin Talepleri
Bağımsız Maden-İş Sendikası, son dönemde özellikle madenlerde yaşanan iş kazalarına dikkat çekiyor. Sendika yetkilileri, iş güvenliği önlemlerinin yetersiz olduğunu, işçilerin düşük ücretlerle çalıştırıldığını ve sosyal haklarının gasp edildiğini öne sürüyor. Taleplerinin başında, iş cinayetlerinin önlenmesi için denetimlerin artırılması, sendikal örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılması ve adil bir ücret politikası izlenmesi geliyor.
Çakır, "Bizim tek derdimiz, emeğin karşılığını almak. Madende ter döken işçinin cebine bir şey girmiyor. Sadece patronlar kazanıyor. Bu düzen artık değişmeli" şeklinde konuştu. Sendika lideri, maden işçilerinin yaşadığı sorunları kamuoyunun gündemine taşımak için her türlü yasal mücadeleyi vereceklerini söyledi.
Öte yandan Ankara Valiliği'nden yapılan açıklamada, eylem yasağının gerekçesi olarak "toplum sağlığı ve kamu düzeninin korunması" gösterildi. Valilik, izinsiz gösteri yürüyüşü ve basın açıklamasının yasaklandığını, bu karara uymayanlar hakkında yasal işlem yapılacağını bildirdi. Sendika ise bu gerekçeyi kabul etmiyor; yasağın işçilerin haklı taleplerini bastırmaya yönelik olduğunu savunuyor.
Geçmişten Bugüne Sendikal Mücadele
Türkiye'de maden işçilerinin sendikal mücadelesinin uzun bir geçmişi var. Özellikle Soma ve Ermenek maden kazalarının ardından iş güvenliği konusu ülke gündemine oturmuş, işçi sendikaları daha görünür hale gelmişti. Ancak işçiler, sendikal örgütlenme konusunda hâlâ ciddi engellerle karşılaşıyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası, mevcut sendikaların işçilerin sorunlarına çözüm üretemediğini savunarak bağımsız bir örgütlenme modeli benimsiyor.
Çakır, "Biz, mevcut sendikaların patronlarla işbirliği yaptığını, işçilerin hakkını savunmadığını düşünüyoruz. Bu nedenle bağımsız bir sendika kurduk. İşçiler artık kendi örgütleriyle sesini duyuracak" dedi. Sendika, kısa sürede maden ocaklarında örgütlenmeyi başardı ve üye sayısını artırdı.
Bu tür eylem yasakları, Türkiye'de sık sık gündeme geliyor. Anayasa'nın toplantı ve gösteri yürüyüşü hakkını güvence altına almasına rağmen, valilikler güvenlik gerekçesiyle geniş yetkiler kullanıyor. Sendikalar ve sivil toplum örgütleri ise bu uygulamaların demokrasiye aykırı olduğunu savunuyor. Bağımsız Maden-İş Sendikası'nın bu mücadelesi, işçi hakları ve ifade özgürlüğü açısından önemli bir test niteliği taşıyor. Çakır'ın sözleri, yalnızca kendi üyelerini değil, Türkiye'deki tüm sendikal hareketi ilgilendiren bir meydan okuma olarak değerlendiriliyor. Önümüzdeki günlerde sendikanın nasıl bir yol izleyeceği, hem hükümetin hem de kamuoyunun yakın takibinde olacak.