ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Ürdün'deki ABD üslerine yönelik saldırısının ardından Beyaz Saray'da yaptığı açıklamada, İran'a karşılık verileceğini ve saldırının bu gece başlayacağını ancak sınırlı kalacağını duyurdu. Trump, "Bu gece vuracağız ama bu saldırı sınırlı olacak" ifadelerini kullanarak, bölgede tansiyonun yükselmesine neden oldu. Saldırının hedef ve kapsamına ilişkin ayrıntı vermeyen ABD Başkanı, uluslararası topluma mesaj verdi.
Trump'ın Açıklamaları ve Saldırının Arka Planı
Beyaz Saray'daki basın toplantısında konuşan Trump, İran'ın Ürdün'de konuşlu ABD askeri üslerine düzenlediği ve çok sayıda askerin ölümüne yol açtığı bildirilen saldırıya atıfta bulunarak, "Amerikan kanı döküldü, buna kayıtsız kalamayız" dedi. "İran'ın saldırganlığı karşılıksız kalmayacak" diyen ABD Başkanı, misillemenin "orantılı ve sınırlı" olacağını, hedefin İran'ın nükleer programı veya rejimi devirmek olmadığını, ancak "gerekli caydırıcılığı sağlayacağını" iddia etti.
ABD'li yetkililerden yapılan ön açıklamalara göre, İran destekli milislerin Ürdün'ün kuzeydoğusundaki ABD üssüne insansız hava aracıyla düzenlediği saldırıda üç ABD askeri ölmüş, onlarca kişi yaralanmıştı. Bu olay, 7 Ekim'den bu yana bölgede yaşanan gerilimin bir parçası olarak değerlendiriliyor ve ilk kez ABD askerlerinin hayatını kaybettiği büyük bir saldırı olarak kayıtlara geçmişti. Trump, üsse yapılan saldırıyı "terörist eylem" olarak nitelendirmiş, "Sınırlı bir operasyonla karşılık vereceğiz, ancak her zaman olduğu gibi seçenekler masada" demişti.
Bölgedeki gerilim, İsrail-Hamas çatışmasının yayılma riskiyle birlikte artarak devam ediyor. İran, ABD'yi İsrail'in Gazze'deki operasyonlarına destek vermekle suçlarken, Washington Tahran'ı bölgedeki vekil güçleri kışkırtmakla itham ediyor. Uzmanlara göre, ABD'nin olası İran saldırısı, Orta Doğu'yu yeni bir çatışmanın eşiğine getirebilir. Enerji piyasalarında ise petrol fiyatları bu açıklamaların ardından yükselişe geçti.
Saldırının Kapsamı ve Uluslararası Tepkiler
Trump'ın "sınırlı" saldırı ifadesi, Washington'daki şahin kanadı tatmin etmezken, diplomatik çevrelerde endişeyle karşılandı. Beyaz Saray'dan yapılan yazılı açıklamada, operasyonun "İran'ın askeri kapasitesini zayıflatmayı ve gelecekteki saldırıları caydırmayı" amaçladığı belirtildi. Ancak saldırının hedeflerinin ne olacağı henüz net değil; İran'ın nükleer tesisleri, devrim muhafızları karargahları veya ülke içindeki lojistik merkezler mi hedef alınacak, sorusu havada.
Bu gelişmeler üzerine Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi acil toplantı kararı alırken, Rusya ve Çin, ABD'yi itidale çağırdı. Avrupa Birliği ise tırmanışın önlenmesi için diplomasi çağrısı yaptı. Buna karşın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD'nin yanında yer aldıklarını açıkladı. Öte yandan İran'dan gelen ilk resmi açıklamada, "Herhangi bir saldırıya en sert şekilde karşılık verileceği" mesajı verildi. Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi, "ABD'nin sınırlı kalmayacağını bilmesi gerekir; bizim misillememiz geniş olur" ifadelerini kullandı.
Jeopolitik analistlere göre, ABD'nin sınırlı bir saldırısı bile İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma veya bölgedeki üslerine yoğun füze saldırıları düzenleme riskini artırabilir. Bu durum, küresel petrol arzını tehdit ederek dünya ekonomisini olumsuz etkileyebilir. Orta Doğu'daki son savaş deneyimleri, küçük çaplı bir çatışmanın bile geniş çaplı bir bölgesel savaşa dönüşebileceğini gösteriyor.
- Saldırıda 3 ABD askeri öldü, 34 askeri personel yaralandı.
- Üs, Suriye sınırına yakın, Ürdün'ün kuzeydoğusundaki El Tanf bölgesi yakınında bulunuyor.
- ABD, saldırıdan İran destekli Kataib Hizbullah grubunu sorumlu tuttu.
- İran ise saldırıyı doğrudan kendisinin düzenlemediğini savundu.
Trump yönetimi, geçmişte de İran'a yönelik misilleme operasyonları düzenlemişti. Kasım 2020'de Kudüs Gücü Komutanı Kasım Süleymani'nin Irak'ta drone saldırısıyla öldürülmesi, iki ülkeyi savaşın eşiğine getirmişti. Bu kez de benzer bir senaryonun yaşanma ihtimali, bölge ülkelerini tedirgin ediyor. Ürdün, hava sahasını kullandırmayacağını ve ülkesini çatışmanın tarafı haline getirmeyeceğini açıklayarak krizi sınırlandırmak istiyor. Aynı şekilde Katar ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiki Körfez ülkeleri de arabuluculuk çabalarını yoğunlaştırdı.
Trump'ın saldırıyı "sınırlı" tutma isteği, seçim döneminde ekonomik dalgalanmalardan kaçınma arzusuyla da bağlantılı yorumlanıyor. Zira geniş çaplı bir savaş, enerji fiyatlarını ve enflasyonu tetikleyerek ABD ekonomisini vurabilir. Diğer yandan, gösterdiği güçlü liderlik imajı, iç kamuoyunda desteğini artırabilir. Ancak riskler yüksek; yanlış bir hesap, bölgeyi ve dünyayı içinden çıkılmaz bir sarmala sürükleyebilir. Şu an tüm gözler, Pentagon'un savaş uçaklarının ve savaş gemilerinin konumlandırılmasına çevrilmiş durumda. Sınırlı bir saldırının bile sonuçları, sınırlı kalacağı anlamına gelmiyor.