ABD Başkanı Donald Trump, Küba yönetiminin “çöküşün eşiğinde” olduğunu savunarak İran’la yürütülen sürecin tamamlanmasının ardından Havana’ya odaklanacaklarını söyledi. Trump, Küba’ya yönelik yeni yaptırımların etkili olacağını öne sürerek, bu adanın uzun süreli izolasyonunun sona ereceğinin sinyalini verdi.
Küba’ya yönelik yeni yaptırım dalgası
Trump, yaptığı açıklamada Küba’daki mevcut yönetimin ekonomik ve siyasi olarak zor durumda olduğunu iddia etti. “Küba halkı özgürlük istiyor ve biz bu talebi destekliyoruz. Yeni yaptırımlarımız, rejimin elini kolunu bağlayacak ve halkın sesini duyurmasını sağlayacak” dedi. Beyaz Saray’dan yapılan yazılı açıklamada, yaptırımların turizm, finans ve enerji sektörlerini hedef alacağı belirtildi. Uzmanlar, bu adımların Küba ekonomisini daha da kırılgan hale getirebileceği yorumunu yapıyor.
İran sürecinin ardından Havana’ya yönelim
Trump, İran’la nükleer anlaşma konusundaki müzakerelerin son aşamaya geldiğini belirterek, “İran dosyasını kapattıktan sonra rotamızı Küba’ya çevireceğiz. Kısa bir mola vereceğiz ama hedef belli” ifadelerini kullandı. Bu açıklama, ABD’nin Latin Amerika politikasında önemli bir değişikliğe işaret ediyor. Obama döneminde başlatılan normalleşme süreci, Trump yönetimiyle birlikte yerini sert yaptırımlara bırakmıştı. Özellikle 2017’den bu yana uygulanan yaptırımlar, Küba’nın dış ticaretini ve turizm gelirlerini ciddi şekilde etkiledi.
Küba’daki ekonomik kriz ve uluslararası tepkiler
AAŞlık, elektrik kesintileri ve temel ihtiyaç maddelerine erişimde yaşanan sıkıntılar, Küba’da halkın tepkisine neden oluyor. Trump’ın açıklamalarına Küba Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez sert yanıt verdi: “ABD’nin müdahaleci politikaları başarısız oldu, yine başarısız olacak. Küba halkı onurlu bir şekilde ayakta durmaya devam ediyor.” Birleşmiş Milletler’de ise çoğu ülke, ABD ambargosunun kaldırılması yönünde oy kullanırken, Trump yönetimi bu kararları tanımadığını belirtiyor. Avrupa Birliği, ABD’nin yeni yaptırımlarına karşı çıkarak, Küba ile diyaloğun sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.
Bölgesel dengeler ve Türkiye’nin konumu
ABD’nin Küba’ya yönelik sertleşen tutumu, Latin Amerika’da bir kutuplaşmayı derinleştirebilir. Venezuela ve Nikaragua gibi sol eğilimli ülkeler, Küba’ya destek açıklaması yaparken, Brezilya ve Kolombiya gibi sağ eğilimli hükümetler ABD’nin politikalarını destekliyor. Türkiye ise Küba ile diplomatik ve ticari ilişkilerini sürdürüyor. Ankara, ABD yaptırımlarına rağmen Küba’ya insani yardım göndermeye devam ediyor. Uzmanlar, Trump’ın bu hamlesinin sadece Küba’yı değil, bölgedeki tüm sol hükümetleri hedef aldığı görüşünde.
Sonuç olarak, Trump’ın İran sürecinin ardından Küba’ya odaklanacağını açıklaması, ABD dış politikasında yeni bir döneme işaret ediyor. Küba’nın içinde bulunduğu ekonomik kriz ve uluslararası toplumun ambargoya karşı duruşu, bu politikanın ne kadar sürdürülebilir olduğu sorusunu akıllara getiriyor.