İngiltere, Fransa ve Kanada’nın da aralarında bulunduğu 12 Batılı ülke, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden yapılan ürün ticaretini yasaklama kararı aldı. Karar, İsrail’in Filistinlilere yönelik onlarca yıldır süren saldırıları ve yerleşim politikalarına rağmen ilk kez bu genişlikte bir ortak adım olmasıyla öne çıkıyor. ABD Başkanı Donald Trump’ın ise söz konusu karara ilişkin sessizliği ve umursamaz tavrı, uluslararası kamuoyunda soru işaretleri yarattı.
12 Ülkeden Ortak Adım: Yerleşim Ürünlerine Ticaret Yasağı
Kararı alan ülkeler arasında İngiltere, Fransa, Kanada, İtalya, İspanya, Belçika, Hollanda, İsveç, Danimarka, Norveç, Finlandiya ve İrlanda bulunuyor. Bu ülkeler, işgal altındaki Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Golan Tepeleri’ndeki yasa dışı İsrail yerleşimlerinde üretilen malların kendi pazarlarına girişini yasaklayacak. Yasağın kapsamına gıda, kozmetik, tekstil ve tarım ürünleri gibi geniş bir yelpaze giriyor. Uygulamanın önümüzdeki aylarda kademeli olarak yürürlüğe girmesi bekleniyor.
Karar, Avrupa Birliği’nin 2015’te aldığı ve yerleşim ürünlerinin etiketlenmesini zorunlu kılan düzenlemesinin ardından atılan en somut adım olarak değerlendiriliyor. Ancak bu kez ticaret yasağı doğrudan uygulanacak. İngiltere Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, “Yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin ticaretini yasaklamak, uluslararası hukuka uygun bir adımdır” denildi.
Trump’ın Sessizliği ve “Neden Şimdi?” Sorusu
ABD Başkanı Donald Trump, karara ilişkin henüz resmi bir açıklama yapmadı. Beyaz Saray’dan konuya dair herhangi bir yazılı bildiri gelmedi. Trump’ın geçmişte İsrail yanlısı politikalarıyla bilinmesi ve görevdeki ilk döneminde Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanıması, bu sessizliği daha da dikkat çekici kılıyor. Trump, sosyal medya hesabından konuya dair tek bir paylaşım bile yapmadı.
Uluslararası ilişkiler uzmanları, Trump’ın bu tutumunu “vurdumduymazlık” olarak nitelendiriyor. Bir uzman, “Trump yönetimi, İsrail’in yerleşim faaliyetlerini her zaman destekledi. Şimdi müttefiklerinin aldığı bu karara sessiz kalması, ya konuyu önemsiz gördüğünü ya da yeni bir strateji izlediğini gösteriyor” değerlendirmesinde bulundu.
Kararın zamanlaması da tartışma konusu. İsrail’in Filistinlilere yönelik saldırıları yıllardır devam ederken, Batılı ülkelerin neden şimdi harekete geçtiği sorusu gündemde. Analistler, son dönemde İsrail’in Batı Şeria’daki yerleşim genişletme kararlarını hızlandırmasının ve uluslararası toplumun artan baskısının bu kararda etkili olduğunu belirtiyor. Ayrıca, ABD’nin iç politikasındaki dalgalanmalar ve Trump’ın dış politikada önceliklerini değiştirmesi de bu süreçte rol oynadı.
Uluslararası Hukuk ve Olası Yansımalar
Uluslararası hukuka göre, işgal altındaki topraklardaki yerleşimler yasa dışı kabul ediliyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin 2334 sayılı kararı, İsrail’in 1967’den bu yana işgal ettiği topraklardaki yerleşim faaliyetlerini uluslararası hukukun ihlali olarak tanımlıyor. Ancak bugüne kadar bu karara uymayan İsrail’e yönelik yaptırımlar sınırlı kalmıştı.
Yeni ticaret yasağı, İsrail ekonomisi üzerinde sınırlı da olsa bir etki yaratabilir. Yerleşim ürünlerinin toplam İsrail ihracatı içindeki payı düşük olsa da, sembolik önemi büyük. Karar, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasının önünü açabilir. Filistin yönetimi kararı memnuniyetle karşılarken, İsrail hükümeti henüz resmi bir açıklama yapmadı.
Öte yandan, Trump’ın tutumu ABD’nin Orta Doğu politikasında bir belirsizlik yaratabilir. Eğer Washington, müttefiklerinin bu adımına karşı çıkmazsa, İsrail üzerindeki diplomatik baskı artabilir. Ancak Trump’ın geçmişteki tutumunu sürdürmesi halinde, Batılı ülkelerle ABD arasında bir gerilim yaşanabilir. Şimdilik, kararın nasıl uygulanacağı ve İsrail’in nasıl karşılık vereceği merakla bekleniyor.