İngiltere, Fransa, Kanada, Almanya, İtalya, İspanya, Hollanda, Belçika, İsveç, Danimarka, Norveç ve Finlandiya'dan oluşan Batılı 12 ülke, işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı İsrail yerleşimlerinden yapılan ürün ticaretini yasaklama kararı aldı. Karar, İsrail'in Filistinlilere yönelik saldırıları ve yerleşim politikaları yıllardır sürerken geldi. ABD Başkanı Donald Trump ise karara "samimiyetsiz" bir tepki göstererek, "Neden birdenbire şimdi?" diye sordu.
Yasağın Kapsamı ve Gerekçesi
Alınan karar, yasa dışı yerleşimlerde üretilen tarım ürünleri, kozmetik, tekstil ve el sanatları gibi geniş bir ürün yelpazesini kapsıyor. Ülkeler, bu ürünlerin kendi pazarlarında satışını yasaklayarak İsrail'in yerleşim politikalarına ekonomik baskı uygulamayı hedefliyor. Kararın gerekçesinde, yerleşimlerin uluslararası hukuka aykırı olduğu ve Filistin halkının haklarını ihlal ettiği vurgulandı.
İsrail'in işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'teki yerleşim faaliyetleri, 1967'den bu yana aralıksız sürüyor. Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 2334 sayılı kararı, bu yerleşimleri "uluslararası hukukun açık ihlali" olarak nitelendiriyor. Ancak bugüne kadar somut yaptırımlar konusunda uluslararası toplum bölünmüş durumdaydı.
Trump'tan Eleştiri: "Neden Şimdi?"
ABD Başkanı Donald Trump, karara ilişkin yaptığı açıklamada, "Yıllardır İsrail'in yerleşim politikaları devam ediyor. Neden birdenbire şimdi harekete geçiyorlar? Bu samimiyetsiz bir adım" ifadelerini kullandı. Trump, söz konusu ülkelerin asıl amacının İsrail'e baskı yapmak değil, kendi iç siyasetlerinde destek kazanmak olduğunu öne sürdü.
Trump yönetimi, göreve geldiği günden bu yana İsrail'e verdiği koşulsuz destekle biliniyor. 2017'de Kudüs'ü İsrail'in başkenti olarak tanıyan Trump, 2019'da da İsrail'in Batı Şeria'daki yerleşimlerini yasa dışı sayan BM kararını tanımadığını açıklamıştı. Trump'ın bu tutumu, Filistin yönetimi ve uluslararası kuruluşlar tarafından sık sık eleştiriliyor.
İsrail'in Tepkisi ve Olası Sonuçlar
İsrail hükümeti, kararı "ayrımcı ve anti-semitik" olarak nitelendirerek reddetti. İsrail Dışişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Bu ülkeler, terörizmi destekleyen Filistin yönetimini ödüllendiriyor" denildi. İsrail, karara karşı diplomatik girişimlerde bulunacağını ve ticaret ortaklarını gözden geçireceğini duyurdu.
Uzmanlar, yasağın İsrail ekonomisi üzerinde sınırlı bir etki yaratacağını, ancak sembolik olarak önemli olduğunu belirtiyor. Yasa dışı yerleşimlerden yapılan ticaretin toplam hacmi yıllık 1 milyar doların altında. Ancak kararın, diğer ülkelerin de benzer adımlar atmasına yol açabileceği ve İsrail'in uluslararası izolasyonunu derinleştirebileceği ifade ediliyor.
Batı'da Değişen Denge ve Filistin Meselesi
Son yıllarda Batılı ülkelerde Filistin yanlısı kamuoyu baskısı artıyor. Özellikle 2023'teki Gazze saldırıları sonrasında Avrupa başkentlerinde düzenlenen kitlesel gösteriler, hükümetleri harekete geçmeye zorladı. İngiltere ve Fransa gibi ülkelerde parlamento üyeleri, İsrail'e yönelik yaptırım çağrılarını dile getirdi. ABD'de ise özellikle Demokrat Parti içinde İsrail politikalarına yönelik eleştiriler yükseldi.
Karar, aynı zamanda Avrupa Birliği'nin ortak bir dış politika belirleme konusundaki zorluklarını da gözler önüne seriyor. Almanya, İsrail'e desteğini sürdürürken; İspanya, İrlanda ve Belçika gibi ülkeler daha sert bir tutum takınıyor. Bu bölünmüşlük, Batı'nın İsrail-Filistin meselesindeki geleneksel duruşunun erimeye başladığının işareti olarak yorumlanıyor.
Uluslararası Hukuk ve Yerleşimlerin Statüsü
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 2004'teki danışma görüşünde İsrail'in yerleşim faaliyetlerini uluslarlararası hukuka aykırı buldu. 2016'daki BM Güvenlik Konseyi 2334 sayılı karar da yerleşimleri kınadı. Ancak bugüne kadar hiçbir ülke, yerleşim ürünlerine yönelik kapsamlı bir ticaret yasağı uygulamamıştı. Bu karar, Filistin meselesinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.
Filistin yönetimi, kararı memnuniyetle karşıladı ve diğer ülkelere çağrıda bulundu. Filistin Dışişleri Bakanı Riyad el-Maliki, "Bu adım, uluslararası hukukun üstünlüğünün bir göstergesidir. İsrail'in cezasız kalmasına son verilmelidir" dedi.
Batılı 12 ülkenin kararı, İsrail'in yıllardır süren yerleşim politikalarına karşı ilk somut ekonomik yaptırım girişimi olması bakımından dikkat çekiyor. Ancak Trump'ın "samimiyetsiz" eleştirisi, kararın arkasındaki siyasi motivasyonları sorgulatıyor. Yaptırımların gerçekten uygulanıp uygulanmayacağı ve İsrail'in buna nasıl karşılık vereceği, önümüzdeki aylarda netlik kazanacak. Uluslararası toplumun Filistin konusundaki tutumu, bu kararla birlikte yeni bir sınavdan geçiyor.