ABD Başkanı Donald Trump, İran ile yürütülen nükleer anlaşma müzakerelerine ilişkin çarpıcı bir açıklama yaptı. Trump, görüşmelerin 60 gün içinde tamamlanması gerektiğini belirterek, aksi takdirde askeri seçeneklere geri dönüleceğini söyledi. Beyaz Saray'daki toplantı sonrası gazetecilere konuşan Trump, "60 gün içinde anlaşma tamamlanmazsa bombalamaya geri döneriz" ifadelerini kullandı. Bu açıklama, İran ile ABD arasında devam eden dolaylı görüşmelerin kritik bir aşamaya girdiğini gösteriyor.
Müzakerelerin son durumu
ABD ile İran arasında Umman'ın başkenti Maskat'ta yürütülen dolaylı müzakerelerde son haftalarda kısmi ilerleme kaydedildi. Taraflar, uranyum zenginleştirme düzeyi, yaptırımların kaldırılması ve denetim mekanizmaları gibi temel konularda görüş alışverişinde bulunuyor. Ancak Trump'ın sert söylemi, müzakerelerin hala kırılgan bir zeminde olduğunu ortaya koyuyor. ABD Dışişleri Bakanlığı'ndan bir yetkili, başkanın mesajının "diplomatik sürecin hızlandırılması" amacı taşıdığını savunurken, İran cephesinden henüz resmi bir yanıt gelmedi.
Geçmişteki benzer adımlar
Trump'ın İran'a yönelik bu tür ültimatomları yeni değil. Başkan, 2018 yılında nükleer anlaşmadan tek taraflı çekilmiş ve ardından "maksimum baskı" politikası başlatmıştı. Bu politikayla İran'ın petrol ihracatı hedef alınmış, ancak Tahran yönetimi nükleer faaliyetlerini artırarak karşılık vermişti. Şimdi ise Trump, yeni bir müzakere sürecini başlatmış olsa da, kısa sürede sonuç alamazsa sert önlemlere geri döneceğinin sinyalini veriyor. Uzmanlar, 60 günlük sürenin gerçekçi olmadığını, zira İran'ın müzakere masasında esneklik göstermek için daha fazla zaman isteyebileceğini belirtiyor.
Uluslararası tepkiler
Trump'ın açıklaması uluslararası toplumda farklı yankı buldu. Avrupa Birliği Dış İlişkiler Sorumlusu, diyalogdan yana olduklarını ancak her iki tarafın da sorumlu davranması gerektiğini söyledi. Rusya ise ABD'yi provokasyonlardan kaçınmaya çağırdı. Çin, taraflara itidal çağrısı yaparak diplomatik çözümün önemini vurguladı. Ortadoğu'da ise İsrail ve Suudi Arabistan, Trump'ın sözlerine destek verirken, Katar ve Umman arabuluculuk çabalarını sürdürüyor. Bölge ülkeleri, yeni bir askeri çatışmanın bölgesel istikrarı tehdit edeceğinden endişe ediyor.
Trump'ın İran politikası, 2024 seçimleri öncesinde iç kamuoyuna yönelik bir mesaj olarak da okunuyor. Başkan, seçim kampanyasında "güçlü lider" imajını pekiştirmek için İran'ı hedef almayı sürdürüyor. Anlaşma sağlanırsa diplomatik bir başarı elde etmiş olacak, sağlanamazsa da askeri seçenekleri devreye sokarak kararlılık gösterecek. Bu nedenle önümüzdeki iki ayın, hem İran dosyasının geleceği hem de ABD-Iran ilişkilerinin seyri açısından belirleyici olması bekleniyor.