ABD yönetimi, İran'ın derin yeraltı nükleer tesislerine yönelik olası bir askeri operasyon için hazırlıklarını hızlandırdı. New Mexico'daki White Sands Füze Menzili'nde, İran'ın yeraltı tesislerini hedef alabilecek silah sistemlerinin test edilmesi için çalışmalar yoğunlaştırıldı. Başkan Donald Trump'ın İran konusundaki kararlı tutumunu sürdürdüğü ve savunma yetkililerine hazırlıkları hızlandırma talimatı verdiği belirtiliyor.
White Sands'ta Yoğun Test Faaliyetleri
New Mexico'daki White Sands Füze Menzili, ABD'nin en büyük askeri test alanlarından biri olarak biliniyor. Edinilen bilgilere göre, son dönemde burada İran'ın yeraltı nükleer tesislerine yönelik operasyonlarda kullanılabilecek gelişmiş silah sistemlerinin testleri artırıldı. Özellikle yeraltı hedeflerini etkisiz hale getirebilecek delici bomba ve füze sistemleri üzerinde çalışıldığı ifade ediliyor.
ABD Savunma Bakanlığı kaynakları, testlerin rutin bir takvim dahilinde yapıldığını öne sürse de, uzmanlar bu faaliyetlerin İran'a yönelik olası bir askeri seçenek için hazırlık niteliği taşıdığını değerlendiriyor. İran'ın Fordow ve Natanz gibi tesisleri, dağların derinliklerine inşa edilmiş olması nedeniyle yalnızca özel silah sistemleriyle hedef alınabiliyor.
Trump'ın İran Stratejisi ve Bölgesel Gerilim
Başkan Trump, göreve geldiği günden bu yana İran'a karşı sert bir politika izliyor. 2018'de ABD'nin İran ile imzalanan nükleer anlaşmadan çekilmesiyle başlayan süreç, ekonomik yaptırımların yeniden uygulanması ve askeri gerilimin tırmanmasıyla devam etti. Trump, son açıklamalarında İran'ın nükleer silah edinmesine asla izin vermeyeceğini yineleyerek, "Tüm seçenekler masada" mesajını koruyor.
İran ise ABD'nin baskı politikalarına karşı direnç gösteriyor. Tahran yönetimi, nükleer programının barışçıl olduğunu savunurken, uranyum zenginleştirme faaliyetlerini de sürdürüyor. Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (UAEA), İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stokunun anlaşma öncesi seviyelerin çok üzerine çıktığını rapor etmiş durumda.
Uzmanlardan Farklı Değerlendirmeler
Askeri uzmanlar, İran'ın yeraltı tesislerine yönelik bir saldırının son derece karmaşık ve riskli olduğunu vurguluyor. Bu tür bir operasyonun yalnızca ABD'nin elindeki GBU-57 dev delici bomba gibi özel mühimmatla mümkün olabileceği, ancak bunun bile tesisleri tamamen yok etmekte yetersiz kalabileceği belirtiliyor. Ayrıca olası bir saldırının bölgesel bir savaşı tetikleyebileceği ve İran'ın misilleme olarak Basra Körfezi'ndeki petrol sevkiyatını hedef alabileceği uyarısı yapılıyor.
Diplomatik çevreler ise gerilimin düşürülmesi için çağrılarını sürdürüyor. Avrupa ülkeleri, taraflar arasında arabuluculuk yapmaya çalışsa da, ABD'nin askeri hazırlıkları diplomatik çabaları gölgede bırakıyor. Öte yandan, İran'ın bölgedeki vekil güçleri aracılığıyla ABD çıkarlarına yönelik tehditlerini artırabileceği öngörülüyor.
Askeri Hazırlıkların Zamanlaması
White Sands'taki test faaliyetlerinin hızlandırılması, son haftalarda İran'a yönelik artan söylemlerle aynı döneme denk geliyor. ABD'nin bölgeye ek askeri varlık konuşlandırıp konuşlandırmayacağı ise henüz netlik kazanmış değil. Savunma yetkilileri, her türlü senaryoya hazır olduklarını belirtmekle yetiniyor.
Trump yönetiminin, İran'ı müzakere masasına çekmek için askeri baskıyı bir araç olarak kullanıp kullanmadığı ise belirsizliğini koruyor. Ancak mevcut tablo, Beyaz Saray'ın İran konusunda geri adım atmaya niyetli olmadığını gösteriyor. Önümüzdeki günlerde hem askeri hazırlıkların seyri hem de diplomatik temasların yoğunluğu, krizin yönünü belirleyecek.
Sonuç olarak, ABD'nin İran'a yönelik olası bir operasyon için attığı adımlar, bölgede tansiyonu daha da yükseltmiş durumda. White Sands'taki testler, askeri bir seçeneğin ciddi biçimde değerlendirildiğini gösteriyor. Ancak böyle bir adımın sonuçları yalnızca İran ile sınırlı kalmayıp, tüm Orta Doğu'yu ve küresel petrol piyasalarını derinden etkileyebilir. Diplomatik çözüm hâlâ mümkün olsa da, şu an için taraflar birbirine karşı sert pozisyonlarını koruyor.