Diyarbakır'ın Bağlar ilçesinde 2 çocuk annesi ve 2 aylık hamile Nurcan Akpirinç (23), dini nikahlı eşiyle tartıştıktan sonra kayboldu. Ailesi tarafından yapılan aramalar sonucunda, daha önce "burada yok" denilen bir evde asılı halde bulundu. Olay, 15 Ağustos 2024 tarihinde meydana geldi. Akpirinç'in ölümü, ailesi ve çevresi tarafından şüpheli bulunarak cinayet iddiasıyla gündeme taşındı.
Nurcan Akpirinç, olay günü dini nikahlı eşiyle yaşadığı tartışmanın ardından evden ayrıldı. Bir süre kendisinden haber alınamayan genç kadını arayan ailesi, çevredeki evleri dolaşarak bilgi toplamaya çalıştı. Ancak aileye, Nurcan'ın bulunduğu öne sürülen evde kendisinin olmadığı söylendi. Israrlı aramalarını sürdüren aile, sonunda aynı eve girerek genç kadını asılı halde buldu. Olay yerine çağrılan sağlık ekipleri, Nurcan Akpirinç'in hayatını kaybettiğini tespit etti.
Olayın Gelişimi ve Ailenin İddiaları
Nurcan Akpirinç'in annesi, kızının ölümünden damadını sorumlu tuttu. Anne, "Kızım bana 'Kaynanam beni öldürecek' diyordu. Dini nikahlı eşi ve ailesi sürekli baskı yapıyordu. Olay günü tartışmışlar. Kızımı aradık, bulamadık. Gittiğimiz evde 'burada yok' dediler. Israr edince içeri girdik ve kızımı asılı bulduk. Cinayet işlendiğini düşünüyoruz" ifadelerini kullandı.
Aile, olayın intihar olarak kapatılmaması gerektiğini savunarak yetkililerden detaylı soruşturma talep etti. Nurcan'ın 2 aylık hamile olduğu ve iki küçük çocuğu bulunduğu öğrenildi. Genç kadının dini nikahlı eşiyle resmi nikahı olup olmadığı henüz netlik kazanmadı. Olayla ilgili Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından soruşturma başlatıldı. Eş ve ailesi gözaltına alınarak ifadeleri alındı. Soruşturma kapsamında olay yeri inceleme ekipleri detaylı çalışma yürüttü.
Kadına Yönelik Şiddet ve Cinayetlerin Arka Planı
Türkiye'de kadına yönelik şiddet ve cinayetler, son yıllarda artış gösteren bir sorun olarak dikkat çekiyor. Bağımsız kadın örgütlerinin verilerine göre, 2023 yılında 315 kadın erkek şiddeti sonucu hayatını kaybetti. 2024'ün ilk sekiz ayında ise bu sayı 200'ü aştı. Diyarbakır, bölgedeki kadın cinayetlerinin sık yaşandığı iller arasında yer alıyor. Uzmanlar, olayların çoğunun aile içi şiddet, kıskançlık, boşanma veya ayrılık süreçlerinde gerçekleştiğini belirtiyor.
Nurcan Akpirinç'in ölümü, dini nikahla evliliklerde yaşanan hak ihlallerini ve hukuki koruma eksikliğini bir kez daha gündeme getirdi. Dini nikah, resmi nikah olmadan yapılan evliliklerde kadınların yasal haklardan yeterince faydalanamamasına yol açıyor. Bu durum, şiddet ve istismar durumlarında kadınları savunmasız bırakabiliyor. Kadın dernekleri, dini nikahın resmi nikaha dönüştürülmesi ve denetimlerin artırılması çağrısında bulunuyor.
Olayla ilgili soruşturma sürerken, ailenin avukatı, otopsi raporunun detaylı incelenmesini ve olayın cinayet olup olmadığının netleştirilmesini istedi. Nurcan Akpirinç'in iki çocuğu, olayın ardından yakınları tarafından koruma altına alındı. Sosyal medyada da geniş yankı uyandıran olay, kadına yönelik şiddete karşı tepkilerin büyümesine neden oldu. Kullanıcılar, "Nurcan Akpirinç için adalet" etiketiyle paylaşımlarda bulundu.
Diyarbakır Barosu Kadın Hakları Komisyonu, olayla ilgili açıklama yaparak soruşturmanın titizlikle yürütülmesi gerektiğini vurguladı. Komisyon, "Kadın cinayetlerinin failleri cezasız kalmamalı. Dini nikahla yapılan evliliklerde kadınların korunması için yasal düzenlemeler şart" dedi. Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı da olayla ilgili inceleme başlattığını duyurdu.
Nurcan Akpirinç'in ölümü, Türkiye'de kadın hakları ve aile içi şiddet konusundaki eksiklikleri bir kez daha gözler önüne serdi. Olayın ardından gözaltına alınan şüphelilerin ifadeleri ve deliller doğrultusunda soruşturma derinleştirilecek. Genç kadının ölümünün intihar mı yoksa cinayet mi olduğu, yapılacak detaylı incelemeler sonucunda netlik kazanacak. Ailesi, Nurcan'ın hamileliği ve iki çocuğu göz önüne alındığında intihar ihtimaline inanmadıklarını belirterek adaletin sağlanmasını bekliyor.