ABD Başkanı Donald Trump, İran ile artan gerilim nedeniyle yükselen yakıt ve gübre maliyetlerinin tarım sektörünü olumsuz etkilemesi üzerine Kongre'den çiftçilere 11 milyar doların üzerinde ek destek sağlanmasını talep etti. Beyaz Saray'dan yapılan açıklamaya göre, paket kabul edilirse 2026 mali yılında çiftçilere yapılacak doğrudan ödemeler 55 milyar doları aşarak son 25 yılın en yüksek seviyesine ulaşacak.
Artan maliyetler çiftçiyi zorluyor
İran ile yaşanan askeri gerginlik, enerji ve tarımsal girdi fiyatlarında ciddi artışlara yol açtı. Özellikle dizel yakıt ve azotlu gübre fiyatları son bir yılda yüzde 30'un üzerinde yükseldi. ABD Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2025 yılında tarımsal üretim maliyetleri ortalama yüzde 18 artarken, çiftçilerin net geliri yüzde 12 geriledi. Iowa, Nebraska ve Kansas gibi büyük tarım eyaletlerinden gelen baskılar üzerine harekete geçen Trump yönetimi, ek bütçe talebini acil olarak Kongre'ye sundu.
Destek paketinin detayları
Talep edilen 11,2 milyar dolarlık ek kaynağın 7 milyar doları doğrudan çiftçilere nakit ödeme olarak dağıtılacak. Kalan 4,2 milyar dolar ise düşük faizli krediler, mahsul sigortası prim destekleri ve sulama altyapısı yatırımlarına tahsis edilecek. Plan, 2026 yılı için toplam tarımsal destek bütçesini 55,3 milyar dolara çıkarıyor. Bu rakam, 2000 yılından bu yana en yüksek doğrudan ödeme seviyesi olarak kayıtlara geçecek.
Siyasi tartışmalar ve olası etkiler
Demokratlar, paketin federal bütçe açığını daha da büyüteceğini savunurken, Cumhuriyetçiler ise ulusal güvenlik gerekçesiyle destek veriyor. Uzmanlar, bu tür bir desteğin enflasyonist baskıları artırabileceğini, ancak kısa vadede çiftçilerin iflasını önleyeceğini belirtiyor. ABD tarım sektörü, Çin ile ticaret savaşının ardından 2018-2020 döneminde de benzer zorluklar yaşamış, o dönemde Trump yönetimi 28 milyar dolarlık bir destek paketi açıklamıştı.
Gelecek perspektifi
Paketin Kongre'den geçmesi halinde, 2026 seçim yılı öncesinde Trump için bir koz haline gelmesi bekleniyor. Ancak bağımsız bütçe kuruluşları, bu tür müdahalelerin piyasa sinyallerini bozduğunu ve uzun vadede tarımda verimlilik kaybına yol açtığını vurguluyor. ABD çiftçisi bir kez daha jeopolitik riskler ile ekonomik gerçekler arasında sıkışmış durumda. Bu destek, kısa vadeli bir nefes alma imkânı sunsa da, yapısal reformlar yapılmadığı sürece sorunların kalıcı çözüme kavuşması zor görünüyor.