Türkiye'de trafik ve kasko sigortası branşlarında 2025 yılının ilk altı ayında rekor düzeyde tazminat ödemesi gerçekleşti. Sigorta sektörü verilerine göre, ocak-haziran döneminde toplam 2 milyon 423 bin 581 hasar dosyası için 145,1 milyar lira tazminat ödendi. Bu rakam, geçen yılın aynı dönemine kıyasla hem dosya sayısında hem de ödenen tutarda önemli bir artışı işaret ediyor.
Sektör Verileri ve Artışın Nedenleri
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi (SBM) verilerine dayandırılan bilgilere göre, 2024'ün ilk yarısında trafik ve kasko branşlarında ödenen tazminat tutarı 98,7 milyar lira seviyesindeyken, bu yıl aynı dönemde 145,1 milyar liraya yükseldi. Artış oranı yüzde 47 olarak hesaplanırken, enflasyonun etkisiyle araç yedek parça ve işçilik maliyetlerindeki yükseliş, tazminat tutarlarını doğrudan artırdı. Ayrıca trafik kazalarındaki artış ve kasko poliçe sayısındaki genişleme de ödenen hasar miktarını yukarı çekti.
Mağdur Sayısında 2,4 Milyon Dosya
İlk altı ayda trafik sigortası kapsamında 1 milyon 850 bin 342, kasko sigortasında ise 573 bin 239 hasar dosyası açıldı. Bu dosyaların büyük bölümü maddi hasarlı kazalardan oluşurken, can kaybı ve yaralanmayla sonuçlanan kazalarda ödenen tazminatlar ise daha yüksek tutarlara ulaştı. Özellikle trafik sigortasında bedeni hasar tazminatları, tıbbi giderler ve iş göremezlik ödemeleri toplam tutarın önemli bir kısmını oluşturdu.
Sigortacıların Maliyet Baskısı ve Prim Artışları
Artan tazminat ödemeleri, sigorta şirketlerinin maliyetlerini olumsuz etkilerken, prim fiyatlarına da yansıdı. 2025 yılı başından itibaren trafik sigortası primlerinde ortalama yüzde 20 civarında artış yaşanırken, kasko poliçelerinde de benzer bir eğilim gözlendi. Sektör temsilcileri, hasar maliyetlerindeki artışın devam etmesi hâlinde primlerin daha da yükselebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan Sigortacılık ve Özel Emeklilik Düzenleme ve Denetleme Kurumu (SEDDK), fahiş prim artışlarının önüne geçmek için denetimlerini sıkılaştırdı.
Yedek Parça ve Enflasyonun Rolü
Tazminat ödemelerindeki artışta en büyük etken, araç yedek parça fiyatlarındaki yükseliş oldu. Döviz kurundaki dalgalanmalar ve enflasyon, özellikle ithal yedek parçaların maliyetini artırdı. Ayrıca işçilik ücretlerindeki artışlar da hasar maliyetlerini yukarı çekti. Sigorta şirketleri, anlaşmalı servis ağları aracılığıyla maliyetleri kontrol altına almaya çalışsa da, artan girdi fiyatları karşısında zorlanıyor.
Bağımsız Değerlendirme
Sigorta sektöründe yaşanan bu tablo, yalnızca sigorta şirketlerini değil, tüm araç sahiplerini yakından ilgilendiriyor. Ödenen tazminatların büyüklüğü, primlerin kaçınılmaz olarak artacağını gösteriyor. Ancak bu durum, trafik güvenliğinin artırılması ve hasar maliyetlerinin düşürülmesi için bir fırsat olarak da görülebilir. Alınacak tedbirler, hem can kayıplarını azaltabilir hem de sigorta sisteminin sürdürülebilirliğini sağlayabilir.