Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF), hakkında yakalama kararı bulunan ve yurt dışında yaşayan gazeteci Can Dündar'ın sahibi ya da hissedarı olduğu 5 şirkete kayyum atandığını açıkladı. TMSF'nin resmi internet sitesinden yapılan yazılı açıklamada, söz konusu şirketlerin yönetiminin kanunun verdiği yetkiye dayanarak devralındığı belirtildi. Açıklamada, işlemlerin hukuka uygun olduğu ve kamuoyunun bilgisine sunulduğu ifade edildi.
TMSF'nin Açıklamasında Neler Söylendi?
TMSF'den yapılan açıklamada, Can Dündar'ın sahibi veya hissedarı olduğu 5 şirketin, 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesi kapsamında yönetiminin devralındığı kaydedildi. Açıklamada, “Fon, bu kapsamda söz konusu şirketlerin yönetimini, kanunun verdiği yetkiye dayanarak devralmıştır ve görevini icra etmektedir.” denildi. Ayrıca, devralma işleminin şeffaf bir şekilde yürütüldüğü ve kamuoyunun bilgilendirileceği vurgulandı. TMSF'nin açıklamasında, şirketlerin isimleri ve faaliyet alanları hakkında detay verilmezken, sürecin titizlikle sürdürüldüğü belirtildi.
Can Dündar Kimdir ve Hangi Süreçten Geçti?
Can Dündar, Türkiye'de gazetecilik kariyeri boyunca birçok önemli habere imza atmış, ancak özellikle 2015 yılında Cumhuriyet gazetesi genel yayın yönetmenliği döneminde yayımlanan bir haber nedeniyle gündeme gelmişti. Dündar, “MİT TIR'ları” olarak bilinen görüntüleri yayımladığı iddiasıyla yargılanmış ve 2016 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılmıştı. Ancak Anayasa Mahkemesi, hak ihlali kararı vermiş ve Dündar tahliye edilmişti. Daha sonra yeniden yargılama sürecinde beraat eden Dündar, ardından yurt dışına çıkmış ve Almanya'da yaşamaya başlamıştı. 2020 yılında ise bir kez daha yargı karşısına çıkan Dündar hakkında, verilen hapis cezası nedeniyle yakalama kararı çıkarılmıştı.
TMSF'nin Kayyım Uygulamaları ve Hukuki Dayanak
TMSF, tasarruf mevduatı sigorta fonu olarak bankacılık sektöründe faaliyet gösteren kuruluşların yanı sıra, bazı durumlarda şirketlere de kayyum atayabiliyor. 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 107. maddesi, Fona devredilen banka ve şirketlerin yönetiminin devralınmasını düzenliyor. Bu kapsamda, FON, tasarruf sahiplerinin haklarını korumak ve mali sistemi güvence altına almak amacıyla çeşitli şirketlerde yönetim yetkisini üstlenebiliyor. TMSF'nin bu yetkisi, zaman zaman eleştirilere konu olmuş; özellikle medya kuruluşlarına yönelik uygulamalar ifade özgürlüğü tartışmalarını da beraberinde getirmiştir. 2015 yılında Koza İpek Holding'e, 2016 yılında ise Feza Gazetecilik'e kayyum atanması bu tartışmaların odak noktalarından bazılarıdır.
Can Dündar'ın Avukatından İlk Tepki
Can Dündar'ın avukatı, TMSF'nin bu kararına ilişkin olarak yaptığı açıklamada, uygulamanın hukuka aykırı olduğunu ve müvekkilinin hiçbir şirketinin bulunmadığını iddia etti. Avukat, “Can Dündar'ın sahibi olduğu bir şirket yoktur. Bu işlem, yargı kararlarını yok sayan, keyfi bir uygulamadır. Derhal iptali için hukuki yollara başvuracağız.” ifadelerini kullandı. Avukat ayrıca, sürecin uluslararası hukuka ve ifade özgürlüğüne aykırı olduğunu savundu.
Uluslararası Tepkiler ve İfade Özgürlüğü Tartışması
Can Dündar'a yönelik bu gelişme, uluslararası kamuoyunda da yankı buldu. Uluslararası Af Örgütü ve Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü, TMSF'nin kararını kınayarak, bu tür uygulamaların medya üzerindeki baskıyı artırdığını ve ifade özgürlüğünü ihlal ettiğini belirtti. Avrupa Birliği yetkilileri ise, Türkiye'deki yargı bağımsızlığı ve hukukun üstünlüğü ilkelerine vurgu yaparak, bu tür kararların Avrupa standartlarına uygun olması gerektiğini dile getirdi. Türkiye'de ise konu, iktidar ve muhalefet arasında yeni bir tartışma alanı yarattı. Muhalefet partileri, uygulamanın hükümetin gazetecilere yönelik sindirme politikasının bir parçası olduğunu öne sürerken, iktidar cephesi ise işlemlerin hukuki olduğunu ve hiç kimsenin kanunun üzerinde olmadığını savundu.
Bu gelişme, Türkiye'de medya ve hukuk arasındaki hassas dengenin bir kez daha gündeme gelmesine neden oldu. TMSF'nin kararının, Can Dündar'ın yurt dışında sürdürdüğü gazetecilik faaliyetlerine etkisi ise belirsizliğini koruyor.