CHP'nin düzenlediği üye katılım törenlerine figüran sağlayan ajans sahibi Ömer İne, katıldığı bir televizyon programında kendisinden yalan söylemesinin istendiğini iddia etti. İne, CNN Türk'te yayınlanan bir programa çıkması karşılığında kendisine ödeme yapılacağının söylendiğini, ancak kendisinden istenen yalanları söylemeyi reddettiğini belirtti. Bu açıklama, siyasi partilerin miting ve etkinliklerinde figüran kullanımı tartışmalarını yeniden gündeme getirdi.
Ajans Sahibinin Çarpıcı Açıklamaları
Ömer İne, yaptığı yazılı açıklamada, CHP'nin çeşitli illerde düzenlediği üye katılım törenleri için kendisinden figüran temin etmesinin istendiğini doğruladı. İne, "Bize başvuran partililer, kalabalık görünmesi için etkinliklere katılacak kişiler bulmamızı istedi. Biz de bu işi yasal çerçevede, gönüllü katılımcılarla yapıyorduk" dedi. Ancak asıl iddiası, bir televizyon programına katılımıyla ilgili. İne, "CNN Türk'te bir programa çıkmam teklif edildi. Bana, 'Programa çıkarsan sana ödeme yapılacak, ama şunları söylemen lazım' dediler. Ben de kabul etmedim. Çünkü istenen şeyler tamamen yalandı" ifadelerini kullandı.
İne, kendisinden istenen yalanların ne olduğunu açıklamasa da, bu durumun siyasi partilerin kamuoyunu yanıltmaya yönelik organizasyonlar yaptığı yönündeki eleştirileri güçlendirdiği yorumları yapılıyor. Ajans sahibi, yaşananları belgeleriyle ispatlayabileceğini de sözlerine ekledi.
Figüran Tartışması ve Siyasi Partilerin Tepkileri
CHP cephesinden konuya ilişkin henüz resmi bir açıklama gelmedi. Ancak partinin üst düzey yetkilileri, daha önce yaptıkları açıklamalarda, üye katılım törenlerinde figüran kullanıldığı iddialarını yalanlamıştı. CHP Genel Merkezi'nden bir yetkili, "Bizim üyelerimiz gönüllü olarak etkinliklerimize katılır. Böyle bir organizasyona ihtiyacımız yok" demişti. Buna karşın, muhalefet partileri ve bazı medya kuruluşları, CHP'nin özellikle genel seçim öncesinde kalabalık etkinlikler düzenlemek için figüran şirketleriyle anlaştığını öne sürmüştü.
Geçtiğimiz aylarda sosyal medyada, CHP'nin mitinglerinde aynı kişilerin farklı illerde görülmesi üzerine tartışmalar yaşanmış, partiden bu görüntülerin montaj olduğu açıklaması yapılmıştı. Ömer İne'nin bugünkü açıklamaları, bu tartışmaları yeniden alevlendirdi. Siyasi analistlere göre, bu tür iddialar partilerin güvenilirliğini zedeliyor ve seçmenin siyasete olan inancını azaltıyor.
Medya ve Etik Tartışması
Ömer İne'nin iddiası, medya etiği açısından da önemli soruları gündeme getiriyor. Bir televizyon programının, bir kişiye yalan söylemesi karşılığında ödeme yapması, gazetecilik ilkelerine aykırı olduğu kadar, kamuoyunu yanıltma suçu da teşkil edebilir. İne, "Ben bu işi yapmadım, ama bu tür tekliflerin başkalarına da yapıldığını biliyorum. Medyanın bu konuda dikkatli olması gerekiyor" dedi. Konunun hukuki boyutunun araştırılması için avukatlarına talimat verdiğini de belirtti.
Bu gelişmeler, Türkiye'de siyasi partilerin etkinliklerinde figüran kullanımının yaygın olduğu yönündeki algıyı güçlendirirken, medya kuruluşlarının da haber kaynaklarıyla ilişkilerinde etik sınırları zorladığına dair endişeleri artırıyor. Kamuoyu, Ömer İne'nin iddialarının takipçisi olacak ve CHP'nin vereceği resmi yanıt merakla bekleniyor.