Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Para Politikası Kurulu (PPK), yılın dördüncü faiz kararını belirlemek üzere 11 Haziran Perşembe günü toplanacak. Küresel ölçekte artan jeopolitik riskler ve merkez bankalarının şahin duruşlarını güçlendirdiği bir dönemde, yurt içinde enflasyon beklentileri ve ekonomik aktivite faiz kararının şekillenmesinde kritik rol oynayacak.
Piyasa beklentileri ve faiz indirimi senaryoları
Ekonomistlerin büyük bölümü, TCMB'nin politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 42,50'ye çekmesini bekliyor. Ancak son dönemde açıklanan enflasyon verileri ve döviz kurlarındaki dalgalanma, bu beklentileri gölgeliyor. Nisan ayı enflasyonu yıllık bazda yüzde 69,80 ile beklentilerin üzerinde gerçekleşmişti. Ayrıca jeopolitik gerginlikler ve Türk lirasındaki değer kaybı, TCMB'nin temkinli adımlar atmasına neden olabilir.
Küresel gelişmeler ve TCMB'nin manevra alanı
Fed ve Avrupa Merkez Bankası başta olmak üzere gelişmiş ülke merkez bankaları, enflasyonla mücadelede faiz indirimlerini erteliyor. Bu durum, gelişmekte olan ülke para birimleri üzerinde baskı yaratıyor. TCMB'nin faiz indirimi kararı alması durumunda, Türk lirasındaki volatilitenin artması ve enflasyon görünümünün bozulması riski bulunuyor.
Enflasyon hedefi ve para politikası duruşu
TCMB, yıl sonu enflasyon tahminini yüzde 33 olarak korurken, orta vadeli hedef yüzde 5 seviyesinde bulunuyor. Merkez Bankası Başkanı Fatih Karahan, son PPK toplantısında sıkı para politikası duruşunun süreceğini vurgulamıştı. Öte yandan, Hazine ve Maliye Bakanı Mehmet Şimşek'in de yer aldığı ekonomi yönetimi, dezenflasyon sürecinde kararlı olduklarını ifade ediyor.
Geçmiş toplantılar ve faiz kararları
PPK geçen yılın mayıs ayından bu yana faiz artırım döngüsüne girmiş, politika faizini yüzde 8,50'den yüzde 50'ye kadar yükseltmişti. Şubat 2024'teki toplantıda faiz yüzde 45'te sabit bırakılmış, ancak Mart ayında 500 baz puanlık sürpriz bir artışla yüzde 50'ye çıkarılmıştı. Nisan toplantısında ise faiz yine sabit tutulmuştu. Bu ayki karar, faiz indirimi döngüsünün başlayıp başlamayacağına dair sinyal verecek.
TCMB'nin 11 Haziran'daki kararı, Türkiye ekonomisi için kritik bir dönemeç olarak görülüyor. Piyasalar, kararın yanı sıra PPK metnindeki ifadeleri ve gelecek döneme ilişkin yönlendirmeleri yakından takip edecek.