Bursa'daki bir otomotiv fabrikasında 2007 yılından beri çalışan işçi, 2021'de sosyal medya hesabından bağlı olduğu sendikanın genel başkanını hedef alan paylaşımlar yaptı. "Patronun kölesi, k....ği, patron ne derse onu yapar" ifadeleri nedeniyle işten çıkarılan işçi, tazminat kriziyle karşı karşıya kaldı. Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin sosyal medya paylaşımlarının iş akdinin feshi için geçerli neden oluşturmadığına hükmetti. Karar, işçi-işveren ilişkilerinde sosyal medya kullanımının sınırlarını netleştirmesi açısından emsal niteliği taşıyor.
Olayın detayları
Fabrikada vardiya amiri olarak çalışan işçi, sendikanın genel başkanı hakkında Facebook'ta yaptığı yorumlarda "sendika başkanı patronun kölesi, k....ği, patron ne derse onu yapar" ifadelerini kullandı. Paylaşımların ardından işveren, işçinin disiplin kuruluna sevk edilmesini talep etti. Disiplin kurulu, işçinin eylemlerini işyerinde huzursuzluk yaratma ve sendika tüzel kişiliğine zarar verme gerekçesiyle iş akdinin feshine karar verdi. İşçi, işe iade davası açtı. Yerel mahkeme, işverenin feshinin geçerli olduğuna hükmetti. Davacı işçi, kararı temyiz etti.
Yargıtay'ın gerekçeli kararı
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, işçinin paylaşımlarının kişisel sosyal medya hesabı üzerinden yapıldığını ve işverenin bilgi sahibi olmadığı bir ortamda gerçekleştiğini vurguladı. Mahkeme, bu paylaşımların işyerinde herhangi bir dedikoduya ya da huzursuzluğa yol açmadığına dikkat çekti. Ayrıca, işçinin sendika başkanına yönelik eleştirilerinin iş sözleşmesine doğrudan etki etmediği belirtildi. Daire, "İşçinin sosyal medyadaki ifadeleri hakaret boyutunda olmakla birlikte, bu paylaşımlar işyeri dışında ve işverenin bilgisi dışında kalmıştır. Bu nedenle fesih geçersizdir" diyerek işçinin işe iadesine karar verdi.
Bağlam ve arka plan
Yargıtay'ın bu kararı, işçilerin sosyal medya paylaşımlarının iş güvencesi üzerindeki etkisini netleştirdi. Son yıllarda sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasıyla birlikte işten çıkarmalara neden olan paylaşımlar sıkça gündeme geliyor. Uzmanlar, işçilerin sosyal medyada yaptığı yorumların iş akdinin feshi için yeterli gerekçe olabilmesi için işyerinde olumsuz bir etki yaratması veya işverenin itibarını zedelemesi gerektiğini belirtiyor. Bu karar, işverenlerin çalışanlarının özel hayatlarına müdahale sınırlarını aşmamaları gerektiğini hatırlatıyor.