Suudi Arabistan öncülüğündeki koalisyonun, Yemen'deki Husilere ait Hudeyde vilayetine düzenlediği hava saldırılarına yanıt gecikmedi. Husilerin Siyasi Bürosu tarafından yapılan açıklamada, saldırıların 'karşılıksız kalmayacağı' belirtilerek Riyad yönetimine açık bir tehdit yöneltildi. Açıklamada, 'Bu yaptığınız karşılıksız kalmayacak' ifadeleri kullanılırken, Husilerin hava saldırılarına hedef olan bölgelerde askeri varlığını artırdığı bildirildi.
Saldırının ayrıntıları
Koalisyon savaş uçaklarının, Kızıldeniz'e kıyısı bulunan stratejik öneme sahip Hudeyde limanı ve çevresini vurduğu belirtildi. Saldırılarda liman altyapısının yanı sıra sivillerin kullandığı bazı tesislerin de zarar gördüğü iddia edildi. Husiler, saldırılarda en az 10 kişinin hayatını kaybettiğini, 30'dan fazla kişinin yaralandığını duyurdu. Suudi Arabistan ise saldırıların Husilere ait askeri hedefleri imha etmek amacıyla düzenlendiğini ve sivillerin zarar görmemesi için önlem alındığını savundu.
Bölgesel yansımalar
Hudeyde, Yemen'de Husilerin kontrolündeki en önemli liman kenti konumunda. Birleşmiş Milletler verilerine göre, insani yardım malzemelerinin yüzde 70'inden fazlası buradan ülkeye giriş yapıyor. Uzmanlar, limana yönelik saldırıların Yemen'deki zaten kırılgan olan insani durumu daha da kötüleştirebileceği uyarısında bulunuyor. Öte yandan, İran destekli Husilerin, Suudi Arabistan'ın iç kesimlerine yönelik balistik füze ve insansız hava aracı saldırılarını artırabileceği konuşuluyor. Husiler daha önce de Riyad ve diğer Suudi kentlerini benzer saldırılarla hedef almıştı.
Uluslararası tepkiler
BM, taraflara itidal çağrısı yaparken, ABD ve Avrupa Birliği gerilimin düşürülmesini istedi. İran ise Husilere yönelik saldırıları 'provokasyon' olarak nitelendirdi. Yemen'de yıllardır süren çatışmalar, Suudi Arabistan'ın 2015'te müdahil olmasıyla daha da karmaşık bir hal almıştı. Uzun süredir ateşkes çabaları sonuçsuz kalırken, bu son saldırı barış umutlarını yeniden gölgeledi.
Analistler, Husilerin tehdidini hayata geçirmesi halinde bölgede yeni bir çatışma dalgasının yaşanabileceğini, bunun da küresel enerji piyasalarını ve Kızıldeniz'deki deniz ticaretini etkileyebileceğini belirtiyor. Suudi Arabistan'ın kararlılığını sürdürmesi, Husilerin de misilleme yapması durumunda, Yemen savaşının bölgesel bir krize dönüşme potansiyeli taşıdığı ifade ediliyor.