Suriye'nin Birleşmiş Milletler Daimi Temsilcisi İbrahim Olabi, Esad rejiminden kalan gizli kimyasal silah stoklarının, Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü (KMYÖ) tarafından yürütülen doğrulama prosedürleri çerçevesinde imha edilmeye başlandığını duyurdu. Olabi, bu açıklamayı New York'ta BM Güvenlik Konseyi'ne sunduğu resmi bir mektupla yaptı. Mektupta, ülke genelinde tespit edilen tüm kimyasal silah üretim ve depolama tesislerinin KMYÖ denetimine açıldığı belirtildi. Süreç, Suriye'nin kimyasal silahlardan arındırılması yolunda atılan en kapsamlı adım olarak değerlendiriliyor. İmha çalışmalarının ne kadar süreceği ve stokların büyüklüğüne ilişkin net bir takvim henüz paylaşılmadı.
Kimyasal Silahların İmhası İçin İlk Adım
İbrahim Olabi'nin BM Güvenlik Konseyi'ne ilettiği mektupta, Suriye topraklarındaki kimyasal silah stoklarının tamamının kayıt altına alındığı ve imha sürecinin KMYÖ'nün sıkı gözetimi altında başlatıldığı ifade edildi. Mektupta, "Kimyasal Silahların Yasaklanması Örgütü ile tam iş birliği içinde, ülkedeki tüm kimyasal silah üretim, depolama ve imha tesisleri denetim altına alınmıştır" denildi. Olabi, ayrıca üye ülkelere, Suriye'nin kimyasal silahlardan arındırılması sürecine teknik ve mali destek sağlamaları çağrısında bulundu.
Bu açıklama, Esad rejiminin 2013 yılında kimysal silahlarını imha etme taahhüdüne rağmen, gizli stoklarını koruduğu yönündeki uluslararası raporların ardından geldi. KMYÖ, geçmiş yıllarda Suriye'nin beyan ettiği stokların dışında kalan ve kullanılmayan kimyasal silahların varlığını doğrulamıştı. Özellikle 2017 Han Şeyhun ve 2018 Duma saldırılarında sarin gazı kullanıldığına dair kanıtlar, rejimin gizli programını gün yüzüne çıkarmıştı.
Uluslararası Denetim ve Zorluklar
KMYÖ uzmanları, imha sürecinin önündeki en büyük engelin, ülkedeki güvenlik koşulları ve bazı bölgelerdeki istikrarsızlık olduğunu belirtiyor. Örgüt, sahadaki ekiplerinin güvenliğini sağlamak için Suriye hükümeti ve yerel aktörlerle koordinasyon halinde. Ayrıca, imha edilecek kimyasal maddelerin taşınması ve bertaraf edilmesi için özel tesislere ihtiyaç duyuluyor. Şu ana kadar iki mobil imha ünitesinin bölgeye konuşlandırıldığı bildirildi.
BM Güvenlik Konseyi üyeleri, süreci memnuniyetle karşılamakla birlikte, Suriye'nin geçmişteki taahhütlerini yerine getirmediğine dair endişelerini dile getirdi. ABD ve Avrupa ülkeleri, imha sürecinin şeffaf ve doğrulanabilir olması gerektiğini vurguladı. Rusya ve Çin ise Suriye'nin egemenliğine saygı gösterilmesi gerektiğini belirterek, KMYÖ'nün çalışmalarına destek verdi.
Arka Plan: Yıllardır Süren Belirsizlik
Suriye, 2013 yılında Kimyasal Silahlar Sözleşmesi'ne taraf olmuş ve elindeki kimyasal silahları imha etmeyi kabul etmişti. Ancak o dönemde yapılan beyanların eksik olduğu ve bazı stokların gizlendiği uluslararası raporlara yansıdı. 2014-2018 arasında KMYÖ, Suriye'de çok sayıda kimyasal saldırı iddiasını araştırdı; bazılarında sarin ve klor gazı kullanıldığını doğruladı. 2020'de KMYÖ, Suriye'nin beyan etmediği kimyasal silahlara sahip olduğunu ve bunların imha edilmesi gerektiğini açıkladı. Ancak rejim, bu suçlamaları reddetti.
Esad rejiminin Aralık 2024'te çökmesinin ardından, ülkedeki kimyasal silah programına ilişkin yeni bilgiler ortaya çıktı. Geçiş dönemi yönetimi, tüm kimyasal stokların envanterini çıkarmak ve uluslararası denetime açmak için KMYÖ ile temas kurdu. İbrahim Olabi'nin BM'ye sunduğu mektup, bu sürecin resmi olarak başladığını gösteriyor.
Uzman Görüşleri ve Beklentiler
Kimyasal silahlar konusunda uzmanlar, imha sürecinin teknik olarak karmaşık ve zaman alıcı olduğunu belirtiyor. Özellikle eski rejim döneminde üretilen ve depolanan maddelerin bir kısmının bozulmuş olabileceği ve güvenli bertarafının ekstra dikkat gerektirdiği ifade ediliyor. Ayrıca, ülkedeki bazı bölgelerde merkezi otoritenin tam sağlanamaması, denetim ekiplerinin işini zorlaştırabilir.
Uluslararası kamuoyu, Suriye'nin kimyasal silahlardan tamamen arındırılmasının bölgesel güvenlik için kritik olduğunu vurguluyor. Sürecin başarısı, yalnızca KMYÖ'nün etkinliğine değil, aynı zamanda Suriye'deki siyasi istikrara ve uluslararası toplumun sağlayacağı desteğe bağlı. Önümüzdeki aylarda imha edilen stoklara ilişkin düzenli raporların paylaşılması bekleniyor.
Bu gelişme, Suriye'nin uluslararası normlara uyum yolunda attığı somut bir adım olarak kaydedilirken, geçmişteki ihlallerin hesap verebilirliği konusu hala açık. Kimyasal silah kullanımının sorumlularının yargılanması için uluslararası çağrılar sürüyor. İmha sürecinin tamamlanması, Suriye'nin kimyasal silahlardan arınmış bir ülke olarak yeniden yapılanmasına katkı sağlayabilir.