Türkiye'de uzun süredir tartışılan süresiz nafaka uygulaması, Adalet Bakanlığı'nın hazırladığı 13'üncü Yargı Paketi ile köklü bir değişikliğe gidiyor. Yeni düzenlemeyle, boşanma davalarında hükmedilen nafakanın süresiz olması uygulamasına son verilecek. Karar, artık hâkimlerin takdirine bırakılacak ve her davanın koşullarına göre belirlenecek. Peki, bu değişiklik ne anlama geliyor, kimleri etkileyecek ve hangi kriterler dikkate alınacak? İşte merak edilenlerin ayrıntıları.
Yeni sistemin temel prensipleri
Yargı paketinin detaylarına göre, nafaka süresi ile ilgili karar verirken tarafların ekonomik durumu, evlilik süresi, boşanma sonrası ihtiyaçlar ve tarafların yaşam standartları gibi kriterler esas alınacak. Hâkim, bu unsurları değerlendirerek nafakanın ne kadar süreyle devam edeceğine karar verecek. Örneğin, evliliği uzun yıllar sürmüş, eşi çalışmayan veya düzenli geliri olmayan kişiler için nafakanın daha uzun bir süre bağlanması söz konusu olabilecek. Ancak kısa süreli evliliklerde veya eşin çalışma hayatına geri dönme imkânı bulunduğu durumlarda, nafakanın sınırlı bir süreyle mi yoksa belirli bir süreyle mi bağlanacağı hâkimin takdirinde olacak.
Anayasa Mahkemesi'nin emsal kararı etkili oldu
Bu düzenlemenin arka planında, Anayasa Mahkemesi'nin 2023 yılında verdiği emsal bir karar yatıyor. Mahkeme, süresiz nafakanın Anayasa'nın eşitlik ilkesine aykırı bulmuş ve yasa koyucunun bu konuda yeni bir düzenleme yapması gerektiğine hükmetmişti. Bu kararın ardından Adalet Bakanlığı, çeşitli sivil toplum kuruluşları ve Aile Mahkemeleri'nin de görüşlerini alarak uzun bir çalışma başlattı. Toplumun farklı kesimlerinin talepleri ve mağduriyetleri göz önünde bulundurularak hazırlanan taslak, TBMM'ye sunuldu. Paketin kısa süre içerisinde yasalaşması bekleniyor.
Sosyal tarafların görüşleri
Süresiz nafakanın kaldırılması, toplumda farklı kesimler tarafından farklı şekillerde karşılanıyor. Nafaka yükümlüsü erkekler ve bazı sivil toplum örgütleri, bu düzenlemeyi olumlu karşılarken, kadın örgütleri ve bazı hukukçular endişelerini dile getiriyor. Kadın dernekleri, özellikle uzun süre evlilik yaşamış, ev içinde üretilen değerlerin görünmez olduğu geleneksel aile yapısında eşlerin mağdur olabileceğine dikkat çekiyor. Ancak yeni düzenlemede hâkimin takdir yetkisinin genişletilmesi ve her davanın koşullarının ayrı ayrı değerlendirilecek olması, bu endişelerin bir kısmını gideriyor. Ayrıca, taraflara tanınacak itiraz hakları ve üst mahkeme denetimleri, olası adaletsizliklerin önüne geçmeyi amaçlıyor.
Uzmanların değerlendirmesi
Hukukçular, Yargı Paketi'nin yürürlüğe girmesiyle birlikte, mevcut uygulamada yaşanan “ömür boyu nafaka” tartışmalarının sona ereceğini ifade ediyor. Özellikle aile hukuku avukatları, yeni sistemin hem nafaka alacaklısı hem de borçlusu için daha adil olacağını düşünüyor. Aile Mahkemeleri'ndeki hâkimler için ise nafaka süresinin belirlenmesinde yol gösterici olacak üst yargı kararları ve bilirkişi raporları önem kazanacak. Uzmanlar, hâkimlerin karar verirken tarafların yaşı, sağlık durumu, eğitim düzeyi, aktif iş hayatına katılıp katılamayacağı gibi faktörleri de dikkate alması gerektiğini belirtiyor. Bu yönüyle yeni sistem, toplumsal cinsiyet eşitliği ve hukukun üstünlüğü ilkeleri çerçevesinde şekilleniyor.
Yapılacak düzenleme, toplumun geniş bir kesimini ilgilendiren ve yıllardır tartışılan bir konuyu çözüme kavuşturacak. Ancak, süresiz nafaka uygulamasının kaldırılmasının, kadınların ekonomik bağımsızlıkları ve sosyal güvenceleri üzerinde yaratacağı etkiler, düzenlemenin uygulanması sürecinde ortaya çıkacak. Türk hukuk sistemi, bu alanda ilk kez bu kadar kapsamlı bir değişikliğe giderken, amaç toplumsal uzlaşmayı sağlamak ve mağduriyetleri en aza indirmek olmalıdır. Kanunun, taraflar arasında eşitliği gözeten ve istisnai durumlar gözetilerek esnetilebilen bir yapıda kurgulanması, adaletin tesisinde önemli bir rol oynayacaktır.