Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), savaşın başlamasından sadece birkaç hafta sonra, Hürmüz Boğazı'ndan ham petrol çıkarmak için transponder kullanmadan gizli seyir yapma ve yükü başka tankerlere aktarma gibi taktikler uyguladı. Bu yöntemlerle petrol ticaretinden milyonlarca dolar kazanan süper tanker patronu Hürmüz, uluslararası yaptırımları delerek küresel piyasalarda dikkat çekti.
Gizli Seyir ve Yük Aktarma Taktikleri
BAE'ye bağlı tankerler, savaşın ilk haftalarından itibaren Hürmüz Boğazı'nda transponderlarını kapatarak seyretmeye başladı. Bu sayede uydu takip sistemlerinden gizlenen gemiler, rotalarını belirsizleştirdi. Ayrıca, yüklerini açık denizde başka tankerlere aktararak menşe ülkesini gizledi. Bu yöntemler, özellikle İran yaptırımlarını delmek için kullanılan klasik yöntemler arasında yer alıyor.
Petrol taşımacılığı uzmanlarına göre, bu tür gizli operasyonlar hem sigorta maliyetlerini artırıyor hem de çevresel riskler doğuruyor. Ancak BAE'li iş insanı Hürmüz, bu riskleri göze alarak kısa sürede büyük karlar elde etti. Hürmüz'ün şirketi, geçen yıl boyunca Hürmüz Boğazı'ndan geçen ham petrolün yaklaşık %10'unu bu yöntemlerle taşıdığı tahmin ediliyor.
Uluslararası Tepkiler ve Yaptırımlar
ABD ve Avrupa Birliği, bu tür gizli petrol ticaretinin yaptırım rejimlerini zayıflattığını belirterek BAE'ye uyarılarda bulundu. Ancak BAE hükümeti, özel sektörün bu faaliyetlerine doğrudan müdahale etmedi. Uzmanlar, Hürmüz'ün elde ettiği milyonlarca dolarlık kazancın, bölgedeki enerji ticaretinin ne kadar karmaşık ve denetimsiz olduğunu gösterdiğini vurguluyor.
Bu gelişmeler, küresel petrol piyasalarında arz güvenliği endişelerini artırırken, Hürmüz Boğazı'nın stratejik önemini bir kez daha ortaya koydu. Gizli tanker operasyonlarının devam etmesi halinde, uluslararası toplumun daha sert önlemler alabileceği ifade ediliyor.