CHP'nin gölge tarım bakanı Sencer Solakoğlu'nun sahibi olduğu Feyz Çiftliği'nin organik sertifikası, Tarım ve Orman Bakanlığı tarafından iptal edildi. Geçtiğimiz hafta çiftlikte yapılan bir baskında bir ineğin ölmesiyle başlayan tartışma, bu kararla yeni bir boyut kazandı. Sertifika iptali, çiftliğin organik üretim yapma hakkını kaybetmesi anlamına geliyor.
Sertifika iptali nasıl gerçekleşti?
Tarım ve Orman Bakanlığı ekipleri, 15 Nisan 2025 tarihinde Feyz Çiftliği'nde denetim gerçekleştirdi. Denetimde, çiftliğin organik tarım mevzuatına uygun olmayan uygulamalar yaptığı tespit edildi. Bakanlık yetkilileri, eksikliklerin giderilmesi için 30 gün süre verilmesine rağmen çiftliğin gerekli düzenlemeleri yapmadığını belirtti. Bunun üzerine sertifika iptal edildi. Çiftlik sahibi Sencer Solakoğlu, karara itiraz edeceklerini açıkladı.
Baskın ve inek ölümü
Geçen hafta çiftlikte yapılan bir baskında, jandarma ekipleri kaçak yapılaşma ihbarı üzerine operasyon düzenlemişti. Operasyon sırasında bir ineğin kalp krizi geçirerek öldüğü iddia edilmiş, olay sosyal medyada büyük tepki çekmişti. Solakoğlu, baskının hukuka aykırı olduğunu ve ineğin stres nedeniyle öldüğünü savunmuştu. Jandarma ise operasyonun yasal olduğunu ve ineğin ölümüyle ilgilerinin bulunmadığını açıklamıştı.
Siyasi boyut
Sencer Solakoğlu, CHP Genel Başkanı Özgür Özel tarafından gölge tarım bakanı olarak atanmıştı. Bu atama, CHP'nin tarım politikalarını denetleme ve alternatif öneriler sunma amacı taşıyordu. Sertifika iptali, muhalefet tarafından hükümetin siyasi bir hamlesi olarak yorumlandı. CHP sözcüsü, "Bu karar, bir siyasi linç girişiminin parçasıdır" dedi. AK Parti ise denetimlerin bağımsız ve hukuka uygun yapıldığını belirterek iddiaları reddetti.
Bağlam ve değerlendirme
Olay, Türkiye'de organik tarım sertifikasyonunun ne kadar hassas bir konu olduğunu bir kez daha gösterdi. Bakanlık verilerine göre, 2024 yılında 200'den fazla çiftliğin sertifikası çeşitli nedenlerle iptal edildi. Ancak bir siyasi partinin gölge bakanının çiftliğinin hedef alınması, uygulamanın adil olup olmadığı sorusunu gündeme getirdi. Her iki taraf da olayı siyasi bir fırsata çevirmeye çalışırken, asıl mağdur olan hayvan refahı ve tüketici güveni konuları arka planda kaldı. Bağımsız bir değerlendirme, bu tür denetimlerin siyasi etkilerden arındırılması ve şeffaf bir şekilde yürütülmesi gerektiğini ortaya koyuyor.