Kış aylarının yaklaşmasıyla birlikte ısınma ve konut koşullarının sağlık üzerindeki etkileri yeniden gündeme geldi. Göğüs hastalıkları uzmanı Doç. Dr. Osman Elbek, yetersiz ısıtılan ve nemli evlerin solunum yolu enfeksiyonları, astım ve KOAH alevlenmelerini tetikleyebileceğini belirtti. Özellikle düşük gelirli bireylerin yaşadığı konutlarda küf, nem ve soğuğa bağlı olarak akciğer hastalıklarının arttığını vurgulayan Elbek, sosyal eşitsizliklerin sağlık üzerindeki yıkıcı etkisine dikkat çekti.
Yetersiz Isınma ve Nem, Solunum Yollarını Tehdit Ediyor
Doç. Dr. Osman Elbek, kış aylarında yetersiz ısıtılan evlerin iç ortam sıcaklığının düşmesiyle birlikte solunum yolu mukozasının savunma mekanizmalarının zayıfladığını ifade etti. Soğuk hava, bronşlarda daralmaya ve mukus üretiminin artmasına yol açarak astım ve KOAH hastalarında nefes darlığı, öksürük ve hırıltı gibi semptomları şiddetlendiriyor. Ayrıca, ısıtma amacıyla kullanılan soba, şofben gibi araçların yeterli havalandırma olmadan kullanılması karbonmonoksit zehirlenmelerine ve solunum yolu tahrişine neden olabiliyor.
Nemli evler ise küf ve mantar sporlarının çoğalmasına zemin hazırlıyor. Bu alerjenler, alerjik astım hastalarında atakları tetikleyebiliyor ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) olan bireylerde enfeksiyon riskini artırıyor. Elbek, "Küf ve nem, sadece astım ve KOAH'ı alevlendirmekle kalmaz, aynı zamanda zatürre gibi ciddi solunum yolu enfeksiyonlarına da davetiye çıkarır" dedi.
Sosyal Eşitsizlik Sağlıkta Derinleşiyor
Türkiye'de özellikle dar gelirli ailelerin yaşadığı gecekondu tipi konutlar, yalıtımsız binalar ve kalabalık haneler, solunum yolu hastalıkları için risk faktörlerini artırıyor. Doç. Dr. Elbek, düşük sosyoekonomik düzeydeki bireylerin ısınma, beslenme ve sağlık hizmetlerine erişimde yaşadığı zorlukların, akciğer sağlığını doğrudan etkilediğini belirtti. "Isınma maliyetleri arttıkça, aileler ya soğukta yaşamayı ya da sağlıksız koşullarda ısınmayı tercih ediyor. Bu da solunum yolu hastalıklarının sıklığını ve şiddetini artırıyor" diye konuştu.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) verilerine göre, dünya genelinde her yıl milyonlarca kişi, yetersiz konut koşullarına bağlı solunum yolu hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Türkiye'de ise astım ve KOAH prevalansı, özellikle kış aylarında artış gösteriyor. Uzmanlar, bu durumun sadece bireysel değil, aynı zamanda halk sağlığı politikalarıyla ele alınması gereken bir sorun olduğunu vurguluyor.
Korunma Yolları ve Öneriler
Doç. Dr. Elbek, solunum yolu hastalıklarından korunmak için şu önerilerde bulundu:
- Ev içi sıcaklığın 18-21°C arasında tutulması,
- Nem oranının %40-60 aralığında olması,
- Küf oluşumunu önlemek için düzenli havalandırma,
- Isıtma sistemlerinin düzenli bakımı,
- Astım ve KOAH hastalarının grip ve zatürre aşılarını yaptırması,
- Kronik hastalığı olanların ilaçlarını düzenli kullanması.
Ayrıca, yoksul hanelere yönelik ısınma yardımlarının artırılması ve konut iyileştirme projelerinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirten Elbek, "Sağlıklı bir toplum için sosyal eşitsizliklerin azaltılması şart" dedi.
Kış aylarında solunum yolu hastalıklarının artması, sadece bireysel sağlık sorunu değil, aynı zamanda toplumsal bir eşitsizlik göstergesi. Isınma, barınma ve sağlık hizmetlerine erişimdeki adaletsizlikler, akciğer hastalıklarının yükünü maalesef en savunmasız grupların sırtına yüklüyor. Doç. Dr. Elbek'in uyarıları, konut politikalarının ve sosyal yardımların gözden geçirilmesi gerektiğini bir kez daha ortaya koyuyor. Sağlıklı bir nefes için eşitlikçi çözümler elzem.