Societe Generale, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası'nın (TCMB) 22 Ekim 2026'da gerçekleştireceği Para Politikası Kurulu (PPK) toplantısına ilişkin faiz tahminini açıkladı. Fransız bankacılık devi, piyasa genel beklentisinden ayrışarak TCMB'nin politika faizini sabit tutacağını öngörüyor. Kurum, enflasyon beklentilerindeki katılığın Merkez Bankası'nı faiz indirimi konusunda temkinli tutabileceğini belirtiyor. Bu tahmin, son dönemde faiz indirimi beklentilerinin güçlendiği piyasalarda dikkat çekici bir ayrışma olarak yorumlanıyor.
Enflasyon Beklentilerindeki Katılık ve TCMB'nin Temkinli Tutumu
Societe Generale ekonomistleri, Türkiye'de enflasyon beklentilerinin hâlâ yüksek seviyelerde seyrettiğini ve bunun TCMB'nin para politikasında temkinli bir duruş sergilemesine yol açabileceğini vurguluyor. Kurumun raporunda, "Enflasyon beklentilerindeki katılık, Merkez Bankası'nın faiz indirimi konusunda aceleci davranmasını engelleyebilir" ifadesine yer veriliyor. Özellikle hizmet enflasyonundaki yavaşlama ve jeopolitik risklerin fiyatlama davranışları üzerindeki etkisi, para otoritesinin elini kolaylaştırmıyor.
TCMB'nin son dönemdeki iletişimi de bu temkinli duruşu destekler nitelikte. Banka, enflasyonun ana eğiliminde kalıcı bir düşüş sağlanana kadar sıkı para politikası duruşunu koruyacağını defalarca dile getirdi. Societe Generale, bu çerçevede 22 Ekim toplantısında faiz indirimi beklemenin erken olacağını savunuyor. Piyasa katılımcılarının büyük bir kısmı ise 250 baz puanlık bir indirim bekliyordu; ancak kurumun tahmini bu beklentinin tersine işaret ediyor.
Piyasa Beklentileri ile Ayrışma
Societe Generale'nin tahmini, son haftalarda güçlenen faiz indirimi beklentileriyle çelişiyor. Reuters anketine katılan ekonomistlerin medyan beklentisi, TCMB'nin 22 Ekim'de politika faizini 250 baz puan indirerek yüzde 35,5'ten yüzde 33,0'e çekeceği yönündeydi. Ancak Fransız banka, enflasyon görünümündeki bozulmanın bu beklentiyi erteleyebileceğini belirtiyor. Kurum, gevşeme döngüsünün daha sonraki toplantılara sarkabileceğini ifade ediyor.
Bu ayrışma, TL varlıklar üzerinde dalgalanma yaratabilir. Faiz indirimi beklentisiyle pozisyon alan yatırımcılar, Societe Generale'nin raporunu dikkate alarak yeniden fiyatlama yapabilir. Öte yandan, TCMB'nin kararı sonrası açıklanacak metin ve Başkan'ın mesajları, piyasanın yönü açısından belirleyici olacak.
Para Politikasında Gevşeme Zamanlaması
Societe Generale, faiz indiriminin zamanlamasına ilişkin olarak, enflasyonda kalıcı bir düşüşün ve beklentilerin çıpalanmasının önemine dikkat çekiyor. Kurum, "Para politikasında gevşeme için daha sonraki toplantılar daha uygun olabilir" değerlendirmesinde bulunuyor. Özellikle yılın son çeyreğinde açıklanacak enflasyon verileri ve küresel finansal koşullar, TCMB'nin manevra alanını belirleyecek.
Raporda ayrıca, Türkiye'nin risk primindeki seyir ve sermaye akımlarındaki dalgalanmaların da Merkez Bankası'nın kararlarında etkili olacağı belirtiliyor. Jeopolitik gelişmeler ve emtia fiyatlarındaki oynaklık, enflasyon görünümüne ilişkin belirsizlikleri artırıyor.
Arka Plan ve Bağlam
TCMB, uzun süredir devam eden sıkı para politikası duruşunu 2024 yılı başından itibaren kademeli olarak gevşetmeye başlamıştı. Ancak enflasyonda istenilen düzeyde bir düşüş sağlanamaması ve beklentilerin bozulması, faiz indirimlerine ara verilmesine yol açtı. Son PPK toplantısında politika faizi yüzde 35,5'te sabit tutulmuştu. Societe Generale'nin raporu, bu süreçte uluslararası yatırımcıların Türkiye'ye bakışını da yansıtıyor.
Fransız banka, daha önceki tahminlerinde de TCMB'nin temkinli olacağını vurgulamıştı. Ancak bu kez piyasa genelinden ayrışarak faiz indirimi beklemiyor olması, raporun ağırlığını artırıyor. 22 Ekim'deki toplantı, hem yurt içi hem de yurt dışı yatırımcılar tarafından yakından takip edilecek.
Sonuç olarak, Societe Generale'nin tahmini, TCMB'nin enflasyonla mücadelede kararlılığını sürdüreceği ve erken bir gevşeme hamlesinden kaçınacağı yönünde bir sinyal olarak okunabilir. Ancak nihai karar, 22 Ekim'de açıklanacak PPK metni ve TCMB Başkanı'nın mesajlarıyla netlik kazanacak. Piyasalar için belirsizlik sürerken, faiz kararının TL ve tahvil piyasaları üzerindeki etkisi merakla bekleniyor.