Sivas'ta Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) hastalığı şüphesiyle tedavi gören 31 yaşındaki bir kadın, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetti. Olay, kentte son günlerde artan KKKA vakalarına ilişkin endişeleri yeniden gündeme taşıdı. Sağlık Bakanlığı ekipleri, hastanın temaslılarını tespit ederek gerekli koruyucu önlemleri uygulamaya başladı.
KKKA vakası yeniden can aldı
Hastaneye başvuran ve KKKA şüphesiyle yoğun bakım ünitesine kabul edilen 31 yaşındaki kadın, yüksek ateş, halsizlik ve kanama belirtileri gösteriyordu. Yapılan tetkiklerin ardından hastalığın kesin tanısı konulamasa da klinik bulgular KKKA yönünde değerlendirildi. Ne yazık ki hasta, tedaviye yanıt vermeyerek akşam saatlerinde yaşamını yitirdi. Sivas Valiliği, konuya ilişkin yazılı bir açıklama yaparak vatandaşları kene ısırıklarına karşı dikkatli olmaları konusunda uyardı.
KKKA nedir ve nasıl bulaşır?
Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, kene kaynaklı viral bir hastalıktır. Genellikle sığır, koyun gibi hayvanlarla uğraşan çiftçilerde ve kırsal alanlarda yaşayan kişilerde görülür. Türkiye'de en sık Sivas, Tokat, Yozgat ve Çorum gibi İç Anadolu Bölgesi illerinde rastlanmaktadır. Hastalığın erken belirtileri arasında ani başlayan ateş, baş ağrısı, kas ağrıları ve halsizlik bulunur. İlerleyen vakalarda kanamalar ve organ yetmezliği görülebilir. Erken tanı ve destek tedavisi hayat kurtarıcıdır.
Uzmanlar uyarıyor: Kene ile karşılaşmamak için önlem alın
Sağlık Bakanlığı verilerine göre, Türkiye'de her yıl yüzlerce KKKA vakası bildirilmekte, ölüm oranı yüzde 5 civarında seyretmektedir. Uzmanlar, özellikle bahar ve yaz aylarında kırsal alanlara giden vatandaşların uzun kollu giysiler giymesi, pantolon paçalarını çorap içine sokması ve vücudu sık sık kene açısından kontrol etmesi gerektiğini vurguluyor. Kene tespit edilirse asla çıplak elle dokunulmamalı, cımbız gibi bir aletle baş kısmından tutularak çıkarılmalı ve en yakın sağlık kuruluşuna başvurulmalıdır.
Sivas'ta yaşanan bu acı olay, KKKA hastalığının ne denli ciddi sonuçlar doğurabileceğini bir kez daha gözler önüne serdi. Hastalığa karşı bireysel korunma yöntemlerinin yanı sıra, toplumsal farkındalığın artırılması ve sağlık ekiplerinin sahada etkin mücadelesi büyük önem taşımaktadır.