Afyonkarahisar'da bir genç kadın, sevgilisiyle yaşadığı tartışmanın ardından sinir krizi geçirerek eline aldığı çekiçle sevgilisinin otomobilini parçaladı. Olay, kent merkezinde bir sokakta meydana gelirken, kadının öfke dolu anları cep telefonu kamerasıyla kaydedildi. Görüntülerde, kadının aracın camlarına ve kaportasına defalarca çekiçle vurduğu, ardından olay yerinden uzaklaştığı görülüyor. Polis ekipleri, ihbar üzerine olay yerine gelerek inceleme başlattı. Şüpheli kadın, kısa süre sonra gözaltına alındı.
Olay nasıl gelişti?
Edinilen bilgilere göre, 25 yaşındaki E.K., sevgilisi M.A. ile henüz bilinmeyen bir nedenle tartışmaya başladı. Tartışmanın büyümesi üzerine çılgına dönen E.K., çantasından çıkardığı çekiçle M.A.'ya ait 03 AUK 34 plakalı otomobile saldırdı. Kadının önce aracın ön camına, ardından yan camlarına ve kaportasına vurduğu anlar, çevredeki vatandaşlar tarafından cep telefonuyla kaydedildi. Görgü tanıkları, E.K.'nın bağırarak bağırdığını ve çevredekilerin müdahale etmeye çalıştığını ancak kadının durmadığını ifade etti. Polis, olay yerine ulaştığında araçta büyük çapta maddi hasar oluştuğunu tespit etti. E.K., olay yerinden kaçmaya çalışırken güvenlik güçleri tarafından yakalanarak karakola götürüldü.
Adli süreç ve sonuç
Gözaltına alınan E.K., emniyetteki ifadesinde sevgilisiyle aralarında geçen bir tartışma nedeniyle sinirlerine hakim olamadığını belirtti. Aracın hasarının 50 bin TL civarında olduğu tahmin edilirken, M.A.'nın şikayetçi olduğu öğrenildi. E.K., 'mala zarar verme' suçundan adliyeye sevk edildi. Çıkarıldığı mahkemece adli kontrol şartıyla serbest bırakılan kadın hakkında ayrıca 'tehdit' suçundan da soruşturma başlatıldı. Uzmanlar, son dönemde benzer olayların arttığına dikkat çekerek, bireylerin öfke kontrolü konusunda destek alması gerektiğini vurguluyor. Toplumda şiddet içeren davranışların önlenmesi için erken müdahalenin önemli olduğunun altını çizen psikologlar, özellikle gençler arasında yaşanan duygusal çatışmaların bu tür olaylara yol açabileceğini belirtiyor. Olay, Türkiye'de kadınların şiddete başvurma oranlarının düşük olmasına rağmen, duygusal tepkilerin aşırı boyutlara varabildiğini gösteriyor. Toplumsal cinsiyet rolleri ve şiddetle mücadele politikalarının güçlendirilmesi gerektiği bir kez daha ortaya çıkıyor.