Bafra Ovası'nda bu yıl ekim alanlarını genişleten üreticiler, aşırı yağış, soğuk hava ve hastalıklar nedeniyle beklediklerini bulamadı. Hasat döneminde umutla tarlaya giren çiftçiler, ürün fiyatlarındaki keskin düşüşle gözyaşlarıyla tarladan ayrılıyor. Geçen yıl kilosu 60 liradan satılan ürün, bu yıl 30 liraya kadar geriledi. Bu durum, bölgedeki tarım ekonomisini olumsuz etkilerken, çiftçiler yetkililerden destek bekliyor.
Üretim artışı fiyatları düşürdü
Bafra Ovası'nda özellikle sebze ve meyve üretiminde bu yıl rekor düzeyde ekim yapıldı. Üreticiler, geçen yılki yüksek fiyatların cazibesiyle ekim alanlarını genişletti. Ancak beklenmedik iklim koşulları ve bitki hastalıkları, verimi düşürdü. Aşırı yağışlar, toprakta mantar hastalıklarının yayılmasına neden olurken, soğuk hava da özellikle serin iklim sebzelerinde büyük kayıplara yol açtı.
Bölgedeki üreticilerden Ahmet Yılmaz, “Bu yıl 50 dönüm araziye domates ektik. Ancak yağışlar yüzünden hastalık baş gösterdi, ürünün yarısı çürüdü. Kalanı da piyasada değer bulmuyor. Geçen yıl tarlada 60 liraya satıyorduk, şimdi 30 liraya bile alan yok. Borçlarımızı ödeyemez hale geldik” dedi.
Benzer sıkıntılar biber, patlıcan ve kabak üreticileri için de geçerli. Üretici Hatice Demir, “Ekinlerimiz büyük umutla büyüttük, ama hava şartları her şeyi alt üst etti. Masrafımızı bile karşılayamıyoruz. Devletin bir an önce destek olması lazım” şeklinde konuştu.
Piyasa koşulları ve ithalat baskısı
Fiyatlardaki düşüşün bir diğer nedeni ise piyasadaki arz fazlası. Ülke genelinde birçok bölgede üretimin artması, iç piyasada ürün bolluğu yarattı. Ayrıca, son dönemde yapılan sebze-meyve ithalatı da yerli üreticinin elini zayıflattı. Hal yasasındaki düzenlemelerin yetersiz kalması, aracıların fiyatları düşürmesine neden oluyor. Üreticiler, doğrudan pazarlama kanallarının oluşturulmasını ve ürünlerin değerinde satılmasını istiyor.
Tarım ekonomisti Prof. Dr. Mehmet Gürdal, “Bafra Ovası, Türkiye'nin önemli tarım merkezlerinden. Ancak iklim değişikliği ve plansız üretim, çiftçiyi zor durumda bırakıyor. Üreticinin maliyetleri artarken, ürün fiyatları düşüyor. Bu sürdürülemez bir durum. Tarım politikalarının gözden geçirilmesi şart” değerlendirmesinde bulundu.
Çiftçinin gelecek endişesi
Bafra Ziraat Odası Başkanı Osman Tosuner, üreticilerin zor günler geçirdiğini belirterek, “Bu yıl hava koşulları nedeniyle verim düşük, ancak fiyatlar da tatmin edici değil. Çiftçi borçlanarak üretim yapıyor. Eğer bu gidişat sürerse, önümüzdeki yıl ekim alanlarında ciddi azalma olabilir. Bu da gıda arz güvenliğini tehdit eder” dedi.
Üreticiler, Tarım İl Müdürlüğü'ne başvurarak zararlarının karşılanmasını talep ediyor. Öte yandan, Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) de konuya ilişkin açıklama yaparak, “Çiftçimizin mağduriyetinin giderilmesi için acil önlemler alınmalıdır. Tarımsal destekler artırılmalı, mazot ve gübre fiyatlarında indirim yapılmalıdır” çağrısında bulundu.
Bafra Ovası'nda yaşanan bu durum, Türkiye'nin tarım politikalarındaki kırılganlıkları bir kez daha gözler önüne seriyor. İklim koşullarına dayanıklı üretim modelleri geliştirilmez ve çiftçiye yeterli destek sağlanmazsa, benzer sorunların gelecek yıllarda da yaşanması kaçınılmaz görünüyor. Uzmanlar, su yönetimi, erken uyarı sistemleri ve ürün sigortalarının yaygınlaştırılması gerektiğini vurguluyor.