İstanbul'un gözde tatil beldesi Şile'de, belediye içindeki yolsuzluk ağını ortaya çıkaran şok bir itiraf geldi. Şile Belediyesi Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz, verdiği ifadede, ilçe genelindeki plaj ve mesire yeri işletmecilerinden yıllar boyunca milyonlarca lira rüşvet toplandığını ve bu paraların tamamının İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu'nun 'Eko-Sistem' olarak bilinen yolsuzluk ağına aktarıldığını söyledi. Yolsuzluğa ilişkin yürütülen soruşturma kapsamında tutuklu bulunan Kaçmaz'ın ifadesi, yolsuzluğun boyutunu ve organize yapısını gözler önüne serdi.
İtirafın perde arkası
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı'nca yürütülen ve 'Eko-Sistem' olarak adlandırılan yolsuzluk soruşturması kapsamında gözaltına alınıp tutuklanan Şile Belediyesi Özel Kalem Müdürü Oğuz Kaçmaz, pişmanlık duyduğunu belirterek detaylı bir ifade verdi. Kaçmaz'ın ifadesine göre, Şile'deki tüm plajlar, mesire alanları ve sahiller, belirli işletmecilere lisans karşılığında veriliyordu. Ancak bu lisansların verilmesi sırasında işletmecilerden 'hizmet bedeli' adı altında düzenli olarak nakit para tahsil ediliyordu. Toplanan bu paralar, elden ve kayıt dışı olarak önce belediye içindeki üst düzey yöneticilere, ardından da doğrudan İmamoğlu'nun talimatıyla kurulduğu öne sürülen ve çeşitli şirketler aracılığıyla finanse edilen sisteme aktarılıyordu.
Milyonlarca liralık vurgun
Kaçmaz'ın verdiği bilgilere göre, Şile'deki plaj işletmecilerinden sezon başına ortalama 500 bin ila 2 milyon lira arasında değişen tutarlarda rüşvet alınıyordu. İlçede yaklaşık 20 plaj ve 5 mesire alanının bulunduğu düşünüldüğünde, her yıl toplanan paranın 50 milyon lirayı aştığı tahmin ediliyor. Bu paraların büyük bir kısmının, Şile sahilindeki işletmelere verilen imtiyazların yenilenmesi, hızlandırılmış ruhsat işlemleri veya diğer bürokratik engellerin kaldırılması karşılığında alındığı aktarıldı. Ayrıca, bazı işletmecilerin bu paraları ödememek için defalarca şikayette bulunduğu ancak şikayetlerin kayıtlara girmediği ya da işleme konulmadığı da ifadeler arasında yer aldı.
İmamoğlu'na uzanan zincir
Oğuz Kaçmaz, ifadesinin devamında toplanan paraların İmamoğlu'na nasıl ulaştırıldığını da anlattı. Sisteme göre, Şile Belediyesi'nde toplanan paralar, güvenilir kişiler aracılığıyla çantalar halinde İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne getiriliyor ve doğrudan İmamoğlu'nun talimatıyla hareket eden bazı isimlere teslim ediliyordu. Bu isimlerin arasında, İBB iştiraklerindeki üst düzey yöneticilerin ve İmamoğlu'nun yakın çalışma arkadaşlarının bulunduğu öne sürüldü. Paraların bir kısmının da kripto para birimlerine dönüştürülerek izini kaybettirdiği bilgisi verildi. Kaçmaz, bu sistemin tamamen İmamoğlu'nun bilgisi ve onayı dahilinde yürütüldüğünü iddia etti.
Soruşturma genişliyor
Bu yeni itirafların ardından savcılık, Şile Belediyesi'nde görev yapmış veya halen görevde olan çok sayıda bürokrat ve işletmeciyi ifadeye çağırdı. Ayrıca belediyenin plaj ve mesire alanlarına ilişkin tüm ihale ve lisans kayıtlarına el konulduğu, bilirkişi incelemesi başlatıldığı öğrenildi. Soruşturmanın, İmamoğlu'nun yanı sıra İBB Genel Sekreterliği ve iştiraklerindeki bazı üst düzey yetkilileri de kapsayacak şekilde genişletilmesi bekleniyor. Hukukçular, Kaçmaz'ın ifadesinin, yolsuzluk ağının varlığına ilişkin ilk somut ve detaylı kanıt niteliğinde olduğunu belirtiyor.
Eko-Sistem ne anlama geliyor?
İstanbul kamuoyunun yakından tanıdığı 'Eko-Sistem' kavramı, İmamoğlu'nun belediye başkanlığı döneminde kurduğu ve kendisine yakın iş adamları, bürokratlar ve siyasi isimlerden oluşan geniş bir yolsuzluk ağını ifade ediyor. Soruşturma kapsamında daha önce ortaya çıkarılan belgeler, bu yapılanmanın sadece İstanbul'da değil, çevre ilçelerde de etkin olduğunu ve birçok belediyenin gelir kalemlerinin sistematik olarak yağmalandığını gösteriyor. İmamoğlu'na yakın isimlerin yönettiği bazı şirketlerin, kamu ihalelelerinden usulsüz olarak pay aldığı ve elde edilen gelirin bir kısmının siyasi faaliyetler için kullanıldığı iddiaları soruşturmada yer alıyor.
Şile halkı ne diyor?
Şile'de yaşayan vatandaşlar, ortaya çıkan yolsuzluk iddiaları karşısında hem şaşkın hem de öfkeli. Plajların ve doğal güzelliklerin korunması gerekirken ticari rantın ön planda tutulduğunu belirten yerel halk, yetkililerin bu konuda etkin denetim yapmadığını ve belediyenin gelirlerinin şeffaf olarak açıklanmadığını dile getiriyor. Birçok vatandaş ise bu itirafın ardından belediyenin mali hesaplarının bağımsız denetimden geçirilmesini ve sorumluların adalet önünde hesap vermesini talep ediyor. Şile'nin sakinleri, yaşananların ilçenin turizm potansiyeline ve doğal dokusuna kalıcı zarar verdiğini düşünüyor.
Bu itirafın ardından gözler, soruşturmayı yürüten savcılığın atacağı adımlara çevrilmiş durumda. Kaçmaz'ın ifadesi, İmamoğlu'nun ve yakın çevresinin yolsuzluk ağına ilişkin ciddi bir delil zincirinin ilk halkasını oluşturuyor. Kamuoyu, adalet sisteminin bu yapıyı tüm detaylarıyla ortaya çıkaracağını ve suçluların cezalandırılacağını umut ediyor. Türkiye'nin yolsuzlukla mücadelede kararlılıkla ilerlemesi, hukukun üstünlüğünün tesis edilmesi ve kamu kaynaklarının israfının önlenmesi açısından büyük önem taşıyor.