İstanbul'da faaliyet gösteren Türkiye'nin ilk ve tek Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği'ne başvuran hastalar arasında 12 yaşındaki çocukların bulunduğu açıklandı. Polikliniğin sorumlu hekimi Doç. Dr. Raziye Dut, sigaraya başlama yaşının giderek düştüğünü ve ailelerin çocuklarının sigara içtiğini fark etmesinin ortalama 2 yılı bulabildiğini söyledi. Bu durum, ergenlik dönemindeki sigara bağımlılığının hem bireysel hem de toplumsal düzeyde ciddi bir sorun haline geldiğini gösteriyor.
Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği: Ergenlere Özel İlk Merkez
Doç. Dr. Raziye Dut'un verdiği bilgilere göre, söz konusu poliklinik ergenlere yönelik sigara bırakma tedavisi sunan Türkiye'deki ilk ve tek merkez olma özelliği taşıyor. Poliklinik, 12-18 yaş arasındaki çocuklara ve gençlere özel programlarla hizmet veriyor. Dut, başvuran hastalar arasında 12 yaşındaki çocukların varlığının altını çizerek, sigaraya başlama yaşının ilkokul çağına kadar indiğini vurguladı. Bu yaş grubundaki çocukların sigaraya erişiminin kolay olması ve bağımlılık geliştirme riskinin yüksek olması, durumun ciddiyetini artırıyor.
Polikliniğe başvuran ergenlerin büyük bir kısmının aileleri tarafından getirildiğini belirten Dut, ailelerin çocuklarının sigara kullandığını fark etme süresinin ortalama 2 yıl olduğunu ifade etti. Bu gecikme, çocukların bağımlılık düzeyinin ilerlemesine ve bırakma sürecinin zorlaşmasına neden oluyor. Ergenlik döneminde sigara kullanımı, yetişkinlik döneminde de devam eden kronik bir bağımlılığa dönüşebiliyor.
Sigara Bağımlılığında Ergenlik Dönemi Riskleri
Ergenlik dönemi, beyin gelişiminin henüz tamamlanmadığı ve nikotin bağımlılığının çok hızlı geliştiği bir evre olarak biliniyor. Uzmanlar, bu dönemde sigaraya başlayan gençlerin yetişkinlere kıyasla çok daha kısa sürede bağımlı hale geldiğini belirtiyor. Doç. Dr. Raziye Dut, poliklinikte uygulanan tedavi yöntemleri hakkında da bilgi verdi. Ergenlere yönelik sigara bırakma programlarında bilişsel davranışçı terapi, motivasyonel görüşmeler ve gerektiğinde nikotin replasman tedavisi gibi yöntemler kullanılıyor. Ancak ergenlerin tedaviye uyumu yetişkinlere göre daha zor olabiliyor.
Türkiye'de sigara kullanımına ilişkin veriler, gençler arasında sigara içme oranının azımsanmayacak düzeyde olduğunu ortaya koyuyor. Sağlık Bakanlığı'nın daha önce yayımladığı raporlara göre, 15-24 yaş arası gençlerde sigara kullanımı önemli bir halk sağlığı sorunu olarak öne çıkıyor. Adolesan Sigara Bırakma Polikliniği gibi merkezlerin sayısının yetersiz olması, bu yaş grubundaki bağımlılıkla mücadelede önemli bir eksiklik olarak değerlendiriliyor.
Ailelere ve Topluma Düşen Görevler
Ailelerin çocuklarının sigara kullanımını geç fark etmesi, hem iletişim eksikliğinden hem de sigara içmenin ergenler arasında normalize edilmesinden kaynaklanıyor. Uzmanlar, ebeveynlerin çocuklarının arkadaş çevresini takip etmesi, sigara ve benzeri maddeler hakkında açık iletişim kurması ve okullarda verilen sağlık eğitimlerinin artırılması gerektiğini vurguluyor. Ayrıca sigara satışının 18 yaş altına yasak olmasına rağmen denetimlerin yetersiz kalması, çocukların sigaraya kolayca erişebilmesine yol açıyor.
Doç. Dr. Raziye Dut'un açıklamaları, sigara bırakma polikliniklerinin ergenlere yönelik özelleşmiş hizmetler sunmasının önemini gözler önüne seriyor. Türkiye'de sigara bırakma polikliniklerinin çoğu yetişkinlere hizmet verirken, ergenlere özel merkezlerin sayısının artırılması gerekiyor. Ayrıca aile hekimlerinin ve okul sağlığı çalışanlarının bu konuda farkındalığının artırılması, erken müdahale şansını yükseltebilir.
Sigara Bırakma Tedavisinde Ergenlere Özel Yaklaşımlar
Ergenlerde sigara bırakma süreci, yetişkinlerden farklı bir yaklaşım gerektiriyor. Bu yaş grubunda nikotin yoksunluk belirtileri daha şiddetli olabiliyor ve motivasyon dalgalanmaları sık görülüyor. Poliklinikte uygulanan programlarda gençlerin psikososyal gelişim özellikleri dikkate alınıyor. Aile desteğinin yanı sıra akran desteği grupları da tedavi sürecine dahil ediliyor. Doç. Dr. Dut, ailelerin çocuklarına sigarayı bırakma konusunda baskı yapmak yerine destekleyici bir tutum sergilemeleri gerektiğini belirtiyor.
Sigara bağımlılığı, ergenlik döneminde başladığında ilerleyen yıllarda kalp hastalıkları, akciğer kanseri ve kronik solunum yolu hastalıkları gibi ciddi sağlık sorunlarına zemin hazırlıyor. Erken yaşta sigaraya başlayan bireylerde bu riskler daha da artıyor. Bu nedenle adolesan dönemde sigara kullanımının önlenmesi ve bırakma tedavilerinin yaygınlaştırılması, halk sağlığı açısından stratejik bir öncelik olarak değerlendiriliyor. İstanbul'daki bu poliklinik, ergen sigara bağımlılığıyla mücadelede örnek bir model oluşturuyor ancak ülke genelinde benzer merkezlerin açılması gerekiyor.