Sektörel Reel Güven Endeksi (RGE), son bir yıllık dönemde yüzde 15 oranında artarak ekonomideki toparlanma eğilimini teyit etti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) işbirliğiyle hesaplanan endeks, nisan 2025 itibarıyla 105,2 seviyesine yükseldi. Bu değer, geçen yılın aynı ayında 91,5 olarak kaydedilmişti. Artışta imalat sanayisindeki güçlü performans, inşaat sektöründeki canlanma ve hizmetler alanındaki istikrarlı büyüme etkili oldu. Ekonomistler, RGE'deki bu yükselişin, yılın ikinci yarısında büyüme rakamlarına olumlu yansıyacağını öngörüyor.
İmalat sanayisinde güven yükseldi
İmalat sanayisi alt endeksi, son bir yılda yüzde 18 artışla 108,7'ye çıktı. Özellikle makine ve teçhizat ile otomotiv yan sanayisinde siparişlerin artması, güven endeksini yukarı taşıdı. Kapasite kullanım oranı da nisanda yüzde 77,8'e ulaşarak 2023 ocak ayından bu yana en yüksek seviyeyi gördü. İhracat pazarlarındaki toparlanma ve iç talepteki canlanma, imalatçıların gelecek beklentilerini iyileştirdi.
İnşaat sektöründe iyimserlik hakim
İnşaat RGE'si, geçen yıla göre yüzde 21 artarak 98,5 oldu. Konut kredisi faizlerindeki düşüş ve konut ihtiyacı, sektöre olan güveni artırdı. İnşaat malzemeleri satışlarındaki artış da bu iyimserliği destekliyor. Müteahhitler, özellikle büyükşehirlerde kentsel dönüşüm projelerinin hızlanmasıyla önümüzdeki aylarda daha fazla ivme bekliyor.
Hizmet sektöründe istikrarlı artış
Hizmet sektörü RGE'si, yıllık bazda yüzde 12 artarak 102,3'e yükseldi. Turizm ve ticaret hizmetlerindeki canlılık endeksi yukarı çekti. Turizm gelirlerinin 2025 ilk çeyreğinde yüzde 20 artması, sektöre olan güveni pekiştirdi. Perakende ticarette de yılbaşından bu yana satışların yüzde 8 artması hizmetler alt endeksini destekledi.
Ekonomistlerden değerlendirme
Ekonomistler, RGE'deki artışın ekonomideki toparlanmanın yaygınlaştığına işaret ettiğini belirtiyor. İmalat sanayisindeki güçlenme, ihracatın büyümeye katkısını artırırken; inşaat ve hizmetler sektöründeki iyileşme ise istihdama olumlu yansıyor. Ancak enflasyonun hala yüksek seviyelerde seyretmesi ve küresel ekonomideki belirsizlikler, ileriye dönük riskler olarak görülüyor. Merkez Bankası'nın faiz politikaları ve mali disiplinin sürdürülmesi, güven endeksinin kalıcı olarak yüksek seviyelerde kalması için kritik önem taşıyor.