ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın Hürmüz Boğazı'nda bir petrol tankerine dronlarla saldırdığını açıklayarak, 'Yakında bunu göreceksiniz' sözleriyle misilleme sinyali verdi. Olay, küresel petrol arz güvenliğine ilişkin endişeleri artırırken, petrol fiyatlarında ani bir yükselişe neden oldu. Trump, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, İran'ı 'korsanlıkla' suçladı ve ABD'nin yanıtının 'çok güçlü' olacağını ifade etti.
Hürmüz Boğazı'nda gerginlik tırmanıyor
İran'a ait olduğu iddia edilen dronlar, Hürmüz Boğazı'nın stratejik noktasında bir petrol tankerine saldırı düzenledi. Saldırının ardından tankerde yangın çıktığı, ancak mürettebatın güvende olduğu bildirildi. Bölge, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği kritik bir geçit olarak biliniyor. ABD Merkez Kuvvetleri Komutanlığı (CENTCOM) olayı doğrularken, İran yönetimi ise henüz resmi bir açıklama yapmadı. Ancak İranlı yetkililere yakın kaynaklar, saldırının İsrail bağlantılı bir tankere yapıldığını iddia etti.
Petrol piyasaları hareketlendi
Haberin duyulmasıyla birlikte Brent petrolün varil fiyatı 86 dolardan 89 dolara yükseldi. ABD ham petrolü (WTI) de benzer bir sıçrama gösterdi. Enerji analistleri, gerilimin artması halinde petrol fiyatlarının 100 dolar seviyesini test edebileceğini belirtiyor. Trump'ın misilleme sözleri, yatırımcıları tedirgin ederken, Orta Doğu'daki jeopolitik risk primini artırdı. Ayrıca, ABD'nin İran'a yönelik yeni yaptırımlar açıklaması da bekleniyor.
Uzmanlar, bu tür saldırıların küresel tedarik zincirlerini olumsuz etkileyebileceği ve navlun fiyatlarında artışa yol açabileceği konusunda uyarıyor. Hürmüz Boğazı'nın güvenliği, özellikle Asya ve Avrupa'ya yapılan petrol sevkiyatları için kritik öneme sahip. ABD'nin bölgedeki askeri varlığını artırması durumunda, doğrudan bir askeri çatışma riski de gündeme gelebilir.
Yaşanan bu gelişmeler, 2019'da Suudi Arabistan petrol tesislerine yapılan saldırıları hatırlatırken, o dönemde de benzer bir fiyat artışı yaşanmıştı. Trump yönetiminin izleyeceği yol, hem bölgesel istikrar hem de küresel ekonomi açısından belirleyici olacak.